YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17643
KARAR NO : 2013/28019
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 28.09.2007 tarihli kararın, 21.01.2008 tarihinde birlikte sakin annesi …’ye tebliğ edilmiş ise de, Ümraniye E Tipi Kapa Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 12.11.2009 gün ve 21415 sayılı yazısına göre 21.01.2008 tarihinde cezaevinde hükümlü olarak bulunduğundan yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın öğrenmeden itibaren verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, 13.09.2006 tarihli iddianame ile açılan konut dokunulmazlığının ihlali eylemi ile ilgili zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
A- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi ve aynı Yasanın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili hüküm fıkrasından ”3 yıl” ibaresinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 73/4 maddesi gereğince mala zarar verme suçundan mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçu yönünden, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerini değiştiren 5560 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önce işlenen suçlarda uygulama olanağı bulunan 5237 sayılı TCK’nın 73/8 ve 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma girişiminde bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
c- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.