Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/3892 E. 2021/10228 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3892
KARAR NO : 2021/10228
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KATILAN SANIKLAR : …, …
SUÇLAR : Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında, katılan …’i kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca verilen 7 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair,
2) Sanık … hakkında, katılan …’i kasten yaralama suçundan; TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca verilen 7 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükmün CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair,
3) Sanık … hakkında, katılan …’i kasten yaralama suçundan; TCK’nin 86/1, 86/3-e, 62 ve 53. maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükmün CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına dair,
4) Sanık … hakkında, katılan …’i basit yaralama suçundan TCK’nin 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında TCK’nin 25/1 ve CMK’nin 223/2-d maddesi uyarınca beraatine dair,
5) Sanık … hakkında, katılan … ‘i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair
6) Sanık … hakkında, katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 62/1, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair.
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanık …, sanık …, katılan sanık … ile sanıklar … ve … müdafii, katılan sanık … müdafii, sanık … müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar …, … ve … haklarında katılan …’i kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup, CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’i basit kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık …’in, sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında katılan sanık …’e yönelik basit kasten yaralama suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, bu nedenle kendilerine yönelik herhangi bir eylemi nedeniyle hakkında kamu davası açılmayan ve suçtan zarar gören sıfatı bulunmayan sanık …, … ve …’un hükmü temyiz hakları da bulunmadığından, sanık …’in, sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz taleplerinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak REDDİNE,
3) Sanık … hakkında katılan …’i basit kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık … müdafii, katılan … ve vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınarak beraatine hükmedilmiş, dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin bir sebebe dayanmayan, katılan … ve vekilinin; olayı ilk başlatanın sanık … olduğuna ve elindeki dehre ile saldıran … hakkında meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya, hukuka aykırı olduğuna, o yer Cumhuriyet savcısının sanığın mahkumiyeti yerine koşulları oluşmayan meşru müdafaa nedeniyle beraatine karar verilmesinin yasaya aykırı bulunduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddiyle; hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
4) Sanıklar … ve … haklarında katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar … ve … ile müdafiileri ve katılan … vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmünde; hükmün sanığın netice cezasının belirlendiği paragrafında olayda uygulama yeri bulunmadığı halde, sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, sanık … hakkında hükümdeki eleştiri nedeni dışında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan … vekilinin; bir sebebe dayanmayan, sanık …’in; kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ceza almasının adil olmadığına, olay yerinde hiçbir zaman bulunmadığına, katılan …’yı yaralamadığına, mahkemenin hükme esas aldığı müşteki sanık ve tanık beyanlarının çelişkilerle dolu olduğuna, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik yargılama yapıldığına, kasten öldürmeye teşebbüs suçu için tek başına husumet unsurunun yeterli bulunmadığına, hangi sanığın hangi yaralama eylemini gerçekleştirdiği hususunda şüphe bulunduğundan “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçun vasıf ve niteliğinde hataya düşüldüğüne, olsa olsa kasten yaralamadan yargılama yapılması gerektiğine, hükmün usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, sanık …’ın; mahkemece müşteki sanığın ve tanıkların tutarsız ve çelişkili beyanlarına itibar edilmesinin kabul edilemez olduğuna, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kendisinin müşteki sanığa yönelik bıçak kullandığı iddiasının gerçek dışı bulunduğuna, eksik yargılama yapıldığına, kastın belirlenmesinde sözde husumet unsurunun tek başına yeterli olmadığına, hangi sanığın hangi yaralama eylemini gerçekleştirdiği hususunda şüphe bulunduğundan “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine, suçun vasıf ve niteliğinde hataya düşüldüğüne, olsa olsa kasten yaralamadan yargılama yapılması gerektiğine, hükmün usul ve yasaya, yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna, sanıklar … ve … müdafiinin; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlemediklerine, hiçbir şekilde öldürme kastı ile hareket etmediklerine, katılan sanık …’in her aşamada farklı beyanlarda bulunarak sanıkları mağdur etme gayreti içerisine girdiğine ve atfı cürümde bulunduğuna, sanıklar … ve …’in olaya karışmadığının dikkate alınmadığına, taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek önceye dayalı bir husumetin bulunmadığına, tanık …’ın beyanları ve CD çözümleme tutanağı içeriğine göre elinde tahra ile sanıkları kovalayanın katılan … olduğuna, sanıklar … ve …’ın iddia edilen olay ile hiçbir ilgisinin bulunmadığına, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğuna, o yer Cumhuriyet savcısının ise; sanıklar … ve … haklarında teşebbüsün nitelik ve derecesi dikkate alındığında neticeten her bir sanık için verilen hapis cezalarının alt sınıra yakın takdir edilerek sanıklar hakkında eksik ceza tayin edildiğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 09/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
09/06/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar …, … müdafii Avukatlar …, …’ın yokluklarında 10/06/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.