YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5145
KARAR NO : 2021/4738
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31.10.2018 tarih ve 2016/120 E. – 2018/692 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.05.2019 tarih ve 2019/19 E- 2019/503 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalıdan aldığı emtia bedeli karşılığı olarak toplam 545.000,00 TL tutarlı 7 adet çek verdiğini, daha sonra aralarında anlaşma yaparak aynı borç için ayrıca kamu hastanelerinden olan hak edişlerini de davalı şirkete temlik ettiğini, davalının temlik edilen hak edişler nedeni ile 105.000,00 TL fazladan tahsili de olduğu halde, 7 adet çeki ve temlikler nedeni ile fazladan tahsil ettiği 105.000,00 TL’yi iade etmediğini ileri sürerek bedelsiz kalan 7 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödemenin istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu çeklerin davalının ticari defterlerde kayıtlı olduklarını, davacının hastanelerdeki hak edişlerini davalıya temlik ettiğini, temlikten kaynaklanan bir kısım tahsilatların da davalının ticari defterlerine işlenmiş olduğunu, davalının cari hesaptan kaynaklanan davacıdan pek çok alacağının da olduğunu, tüm temlikler günü geldiğinde ödense bile alacaklarının karşılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin, grup şirket olarak birlikte faaliyet yürüten davalılar tarafından iptal edilmesi nedeni ile sözleşmeye konu emtianın davacı tarafından davalıya iadesi nedeni ile düzenlenen faturaya (iade faturası) dayalı alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili birleşen davada, davacının takip ve dava konusu yaptığı 3 adet iade faturasının davacının ticari defter ve belgelerinde gözükmediğini, malların davalıya teslim edilmediğini, iade faturalarının tebliğ edilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, asıl davada; davacı, davalı … Ltd. Şti.’ye toplam 582.515,84 TL devir ve temlik ettiği, davadan önce temlikler nedeniyle hastanelerce 137.517,51 TL, davadan sonra ise 265.420,43 TL davalı … Ltd. Şti.’ye ödeme yapıldığı, icra yolu ile davadan sonra ödenen ödemeler toplamı 404.581,26 TL toplandığında davalı … Ltd. Şti.’nin davadan sonra davacı … Ltd. Şti. den toplam 670.001,69 TL tahsil ettiği ve bu ödemeler toplamının dava tarihindeki alacak miktarı olan 756.367,31 TL’sini tamamen karşılamadığı, birleşen davada; davalılar Efmed Ltd. Şti. ve Çekiçoğlu A.Ş.’nin davacıya karşı bir sorumlulukları olmadığından ve davacı tarafından sorumlu olduklarına ilişkin başkaca somut bir iddia ve delil de sunulmadığından adı geçen davalılar Efmed Ltd. Şti. ve Çekiçoğlu A.Ş. hakkındaki iade faturalarından kaynaklanan alacak ile ilgili itirazın iptali davasının davada pasif husumet ehliyetleri olmadığı, davacının icra takibine konu ettiği 3 adet toplam 637.338,89 TL bedelli iade faturalarının davalı … Ltd. Şti.’nin ticari defterinde kayıtlı olmadığı, davacının iade faturalarındaki malları davalı … Ltd. Şti.’ye teslim ve iade ettiğini ispat edemediği, bu nedenle davacının davalı … Ltd. Şti.’nden iade faturalarından dolayı yasal ve haklı bir alacağının ve hakkının olmadığı, gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada davalı … Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, diğer davalılar Çekiçoğlu A.Ş. ve Efmed Ltd. Şti. yönünden davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun asıl dava ve birleşen dava yönünden HMK’nun 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir,
Karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Birleşen dava yönünden, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz istemine gelince; dava menfi tespit istemine ilişkin olup menfi tespit davalarında tarafların haklılık durumunun dava tarihindeki hukuki duruma göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece alınan iki bilirkişi raporu da yeterli inceleme ve gerekçe içermemekte olup, hukuki ilişkiyi çözmeye elverişli değildir.
Mahkemece yapılacak iş davacının davalıya yapmış olduğu temlikler nedeniyle yapılan ödemeler ve davacının kendisinin yapmış olduğu ödemelerin miktar ve tarihlerinin tespiti yaptırılarak davacının hastanelerden kararda belirtilen miktarlardan daha fazla tahsilat yapıldığı iddiası üzerinde durulup tüm hakedişler nedeniyle yapılan ödemeleri tespit etmektir. Mahkemece yukarıda belirtilen şekilde alınacak bilirkişi raporu, yapılacak inceleme ve tüm deliller dikkate alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece gerekçeli kararında ödemelerin bir kısmının dava tarihinden önce de yapıldığı belirtilmiş olmasına karşın hükümde dava tarihinden sonra yapılmış görülmesi çelişki oluşturmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen dava yönünden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 29,50 TL harcın temyiz eden birleşen dava yönünden-birleşen davada davacıya iadesine, 03.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.