YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7438
KARAR NO : 2021/11681
KARAR TARİHİ : 08.07.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Silahla yağma suçundan İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2003 tarihli ve 2003/86 esas, 2003/168 karar sayılı kararı ile 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü …’ın, bu cezasının infazı sırasında 16/03/2008 tarihinden itibaren şartla tahliye edilmesine dair Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2008 tarihli ve 2008/72 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 31/08/2009 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 31/08/2009 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14/09/2015 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2018 tarihli ve 2003/86 esas ve 2003/168 karar sayılı kararını müteakip, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca yapılan değişiklik sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına yönelik olarak infazda tereddüt oluştuğundan bahisle hükümlü lehine bir değerlendirme yapılmasına dair talebin reddine ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/07/2020 tarihli ve 2003/86 esas, 2003/168 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2020 tarihli ve 2020/611 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Somut olayda, hükümlünün şartla tahliye edilmesini takiben, deneme süresi içerisinde 31/08/2009 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına dair karar verilmesi üzerine, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48. maddesiyle değişik 107/13. maddesinde yer alan “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki yeni düzenleme uyarınca hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik talebinin, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/07/2020 tarihli ek kararı ile hükümlü hakkındaki 12 yıl 6 ay hapis cezasının lehine olan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’a göre infaz etmekte olduğu, karma uygulama yapılarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/13-a maddesinin hükümlü yararına uygulamayacağından bahisle reddine karar verildiği,
Kanun koyucu tarafından koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin şartları düzenleyen 765 sayılı Kanun’un 17. maddesinde bir değişiklik yapılmasının artık mümkün olmadığı, zira anılan Kanun ve maddesinin “1 Haziran 2005 tarihinde yürürlükten kalktığı”, artık 765 sayılı Kanun’un 17. maddesinin karşılığı olan 5275 sayılı Kanun’un 107/12 ve 107/13. maddeleri kapsamında bir değişiklik yapılabileceği, her iki maddede yer alan koşullu salıverilmeye ilişkin düzenlemenin aynı mahiyette olduğu, bu halde kanun yararına bozma talebine konu karma uygulama yapılamayacağına dair gerekçenin yerinde olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, hükümlünün infazı devam ederken, 647 sayılı Kanun’un 19/2 ve 5275 sayılı Kanun’un 107/2. maddeleri gereğince 12/03/2008 tarihinde şartla tahliye edildiği, ancak bihakkın tahliye tarihi dolmadan işlediği kasıtlı suç nedeniyle 5 ay hapis cezasına mahkum olduğu, ikinci suçun işlendiği 31/08/2009 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14/09/2015 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği, aynen infaza ilişkin 765 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107/12 ve 107/13. maddesinin aynı şekilde düzenlendiği, infaz devam ederken 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun uyarınca anılan 107/13. maddede değişiklik yapılmış olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesinde yer alan ““Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki ve aynı maddenin 3. fıkrasında yer alan, “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca hükümlü hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği cihetle, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107. maddenin 13. fıkrasının (a) bendinde yer alan “kalan cezasının aynen” ibaresi “başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin” ibaresi şeklinde değiştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 7/2-3 ve 5275 sayılı Kanun’un 98/1. maddeleri dikkate alınarak yeni düzenleme gereğince hükümlü lehine değerlendirilme yapılarak, hükümlünün 31/08/2009 tarihinde işlediği yaralama suçundan Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2010 tarihli ve 2010/105 esas, 2010/435 karar sayılı kararıyla 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle bu sürenin 2 katı olan 10 aylık sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği bu durumda sürenin 300 gün olduğu, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2018 tarihli ek kararına konu 31/08/2009 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14/09/2015 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair kararda ise koşullu salıverilmenin geri alınacacağı infaza konu sürenin ise 2.204 gün olduğu ve hükümlünün kapalı ceza infaz kurumda geçireceği toplam sürenin 1.904 gün aleyhine olduğu anlaşıldığından, bu yeni durum karşısında anılan düzenlemenin hükümlü lehine olması karşısında, itirazın belirtilen nedenlerden dolayı kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16/02/2021 gün ve 94660652-105-34-16378-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/07/2020 tarihli ve 2020/611 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/07/2021gününde oybirliğiyle karar verildi.