Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/306 E. 2021/2779 K. 08.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/306
KARAR NO : 2021/2779
KARAR TARİHİ : 08.11.2021

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 10/05/2016 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 18/05/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine resen gözetilen sebeplerle kararın kaldırılmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili; davacıların dava konusu İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, 7-8 pafta, 735 parsel sayılı taşınmazın Gürpınar Belediye Encümeninin 11.07.2002 tarih, 444 sayılı kararı ile 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamasına alındığını ve 1542 ada 3 parsel sayılı imar parseline şuyulandırıldığını, imar uygulamasının İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 22/05/2005 tarih 2003/78 Esas, 2005/1257 sayılı Kararı ile iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Gürpınar Mahallesi 1542 ada 3 parsel sayılı imar parselinin tapusunun iptali ile eski tapu kayıtlarına dönülerek 7-8 pafta 735 parselin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince; kadastral 735 parsel sayılı taşınmazda imar sonucu oluşan 1542 ada 3 parselde 633,76 m² miktarlı yer verildiği, kalan 25,14 m²’ nin ise aynı imar uygulaması sonucu oluşan 1550 ada 3 parselden eşit hisseler halinde yer verildiği, kök parselin gerçek alanı ve davanın kabulü halinde uygulamadan önceki duruma dönüleceği dikkate alındığında 1550 ada 3 parselden verilen hissenin iptalinin gerekeceği, ancak bu taşınmaz yönünden talep olmadığı, bu hisseler yönünden davacıların mülkiyet hakkının son bulduğu, hak sahibi olmadıkları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığına dair hisse üzerine şerh verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile kadastral parselin ihyasına, iptal edilen aynı imar uygulaması nedeniyle İstanbul, Beylikdüzü, Gürpınar, 1550 ada 3 parsel sayılı taşınmazda, davacıların hak sahibi olmadıkları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığının şerh edilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf talebinin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından esastan reddedilmesine, kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda resen gözetilen sebeplerle Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/05/2018 tarih, 2016/250 Esas, 2018/263 sayılı Kararının kaldırılmasına ve davacılar tarafından açılan davanın kabulü ile kadastral parselin ihyasına, davacıların 1550 ada 3 parseldeki mülkiyet haklarının sona erdiğine, hak sahibi olmadıkları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığına dair şerh kararı verilmesine ilişkin hüküm fıkrasının hükümden çıkarılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
3194 sayılı Yasa’ya eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK’nın 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kararının KALDIRILMASINA; yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 08.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.