YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7318
KARAR NO : 2021/4488
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak;
1- Dava konusu taşınmazın tapu kaydından davalı … hissesi üzerinde davalı … lehine intifa hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı … payına düşen kamulaştırma bedelinin intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahibi davalı … adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde davalı tapu malikine ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gibi
2- Anayasa Mahkemesi’nin 27.11.2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi ‘idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hakim tarafından tespit edilen bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere’ bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan ‘idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine’ ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak fark bedele dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayarak Dairemiz karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi ve derhal ödenmesi gerektiğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
A)- 1-a bendinde bulunan (işbu kararın kesinleşmesine kadar 3’er aylık vadeli hesapta nemalandırılması için daha önce kurum tarafından bloke yaptırılan ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, bu bedelin karar kesinleştikten sonra davalıya ödenmesine,) ibaresinin çıkartılmasına,
B) 1-c bendinde bulunan (20/02/2020) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (Dairemiz karar) kelimelerinin yazılmasına,
C) 1-d ve 2. bentlerinin hükümden tamamen çıkartılmasına,
D) Hüküm fıkrasına ilave bent olarak (Davalı … adına yatırılan kamulaştırma bedelinin nemalarından intifa hakkı sahibi …’in yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde kamulaştırma bedelinin davalı tapu malikine ödenmesine, bu konuda ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 31/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.