YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4013
KARAR NO : 2021/2419
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29/11/2017 tarihinde verilen dilekçeyle ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen 26/11/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava , ecrimisil istemine ilişkindir .
Davacılar vekili; davacıların dava konusu 1518 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, davalı şirket tarafından taşınmaza elatıldığını, taşınmazda bazı tesisler yapılarak, etrafı tel örgüyle çevrilerek şirket alanına dahil edilerek kullanıldığını ileri sürerek, davacıların taşınmaza kayden malik oldukları 03/07/2014’ten dava tarihine kadar olan dönem için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf kararına karşı temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil; diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği,niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği,haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle,en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda(olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.
Mahkemece; somut uyuşmazlıkta her ne kadar fiilen çalışmayı davalı şirket yapmış olsa da, bu durum şirket ile EPDK arasındaki iç ilişki olup dava konusu taşınmazın kullanılmaz hale gelmesine neden olan fiili işgal sorumluluğunun kamulaştırma yetkisine sahip olan EPDK’ya ait olduğu, davada husumetin EPDK’ya yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 1518 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına kayıtlı olduğu, davalı tarafça üzerine bazı tesisler yapılarak ve etrafı tel örgü ile çevrilerek taşınmazdan kullanım ve yararlanma haklarının engellendiği belirtilerek kayden malik oldukları 03/04/2014 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil talebinde bulunulduğu, EPDK’nın 23/07/2015 tarihli, 5703-5 sayılı kararı ile bazı taşınmazların kamulaştırılması amacıyla kamu yararı kararı alındığı, dava konusu taşınmazın kullanılamaz hale gelmesine neden olan fiili işgal sorumluluğunun kamulaştırma yetkisine sahip olan EPDK’ye ait olduğu, taşınmazda fiili çalışmayı davalı şirketin yapmış olması, şirket ile EPDK arasındaki iç ilişki olup, davada husumetin EPDK’ye yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Somut olayda ise; gerek mahkemenin; şirket ile EPDK arasındaki iç ilişki olup dava konusu taşınmazın kullanılmaz hale gelmesine neden olan fiili işgal sorumluluğunun kamulaştırma yetkisine sahip olan EPDK’ya ait olduğu; gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin dava konusu taşınmazın kullanılamaz hale gelmesine neden olan fiili işgal sorumluluğunun kamulaştırma yetkisine sahip olan EPDK’ye ait olduğu, taşınmazda fiili çalışmayı davalı şirketin yapmış olması, şirket ile EPDK arasındaki iç ilişki olup,davada husumetin EPDK’ye yöneltilmesi gerektiği gerekçelerine katılabilme olanağı bulunmamaktadır. Zira fiilen elatan gerçek ya da hükmi şahıs ile, onun işvereni arasındaki sözleşme gerekleri, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tespitlerinin aksine, iş sahibi ile müteahhit ya da işçi ile işveren arasındaki ilişki gibi iç ilişki olup, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davalarda fiilen taşınmaza el atan gerçek ya da hükmi şahsın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından, ecrimisilden de sorumlu olacaktır. Bu nedenle mahkemece, davanın esası hakkında araştırma ve inceleme yapılarak hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, karardan bir örneğin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 27.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.