YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20110
KARAR NO : 2021/22373
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10.maddesi ile TCK’nın 53.maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde Trabzon 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/124 Esas ve 2012/750 Karar sayılı ilamı ile TCK’nın 191 maddesi uyarınca verilmiş 05/07/2012 kesinleşme tarihli 10 ay erteli hapis cezası bulunduğu nazara alınmadan TCK’nın 58.maddesinin tartışılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I)Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II)Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 260. maddesinin birinci fıkrası gereğince “Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan” İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesinin kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik olarak katılma talebi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 237/1. maddesi uyarınca suçtan zarar görenin katılma talebinin kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede;
Katılan kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.