YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16227
KARAR NO : 2021/3565
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (…) vekili Av…. tarafından, davalı … vd. aleyhine 23.07.2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalılardan … Mirasçıları ve … aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine dair verilen 26.09.2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve dahili davalılardan … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 30.10.2017 gün 2015/13395 E. 2017/6564 K. sayılı ilamında “Mahkemece, her ne kadar 28 dosyada ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek tek dosya üzerinden dava sonuçlandırılmış ise de; davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesinin, her bir dosyadaki iddia ve savunmaların esaslı bir şekilde değerlendirilmesinin bu şekilde mümkün olmaması, bu durumun usul ekonomisine aykırı olması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesinde belirtilen şekilde hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanmasına sebebiyet vermesi, ayrıca bir kısım davalıların birleştirme talebine muvafakatlerinin bulunmadığı da gözetildiğinde dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilerek hüküm tesisinin usul ve yasaya uygun olmadığı, birleşen dosyaların tefrik edilerek her bir dosyadaki talep ve iddiaların ayrı ayrı değerlendirilmesi, gerekirse uzman bilirkişi görüşüne başvurularak denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde mahkemece, birleşen dosyaların tefrik edilmesi sonrasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalılardan … mirasçıları ve … aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve dahili davalı … tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtilmiştir. Davanın taraflarına iddia ve savunmalarını serdetme imkânı vermeden davanın esasıyla ilgili değerlendirme yapılması mahkemeye erişim hakkını zedeler. Davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir.
Bu itibarla bir davanın sonucundan menfaati etkilenecek olan kişilerin bu yargılama hakkında bilgi sahibi olabilmelerine, uyuşmazlığın çözümü için gerekli ve sonuca etkili olduğunu düşündükleri hususlarda açıklamada bulunabilmelerine, iddialarını ispata yönelik delil sunabilmelerine imkân sağlanması gerekir. Bu husus aynı zamanda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile de ilgilidir.
Dosya kapsamından, davalılardan …’in yargılama sırasında 09.07.2013 tarihinde vefat ettiği, mahkemece verilen ilk karar tarihi olan 12.02.2015 tarihi itibariyle ölü olduğu, ilk kararın adı geçenin mirasçılarına tebliğ edilmediği, Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında davacı vekilinin 02.05.2019 havale tarihli dilekçesiyle mirasçıların davaya dahil edilmesinin talep edildiği, mirasçılara dahili dava dilekçesi, bilirkişi raporu ve duruşma zaptının tebliğe çıkarıldığı, dahili davalılardan temyize gelen …’in dava dilekçesi ve delillerin tarafına tebliği talepli dilekçe sunduğu, mahkemece 09.05.2019 tarihli 2. celsede dava dilekçesinin tebliği için ara karar kurulduğu ancak yerine getirilmediği, dahili dava dilekçesinde dava dosyasına dair ayrıntılı bilgi bulunmadığı, adı geçen dahili davalının ısrarla yargılama sırasında sunduğu dilekçelerinde ve temyizinde açıkça savunma hakkının kısıtlandığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, dahili davalıya dava dilekçesi tebliğ edilerek yasal savunma hakkı tanındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi kapsamında hukuki dinlenilme hakkını kısıtlar şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.