YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4502
KARAR NO : 2021/10106
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
ÖLDÜRÜLEN : …
KATILANLAR : …, …
SUÇ : Çocuğa karşı kasten öldürme
HÜKÜMLER : 1) Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarih ve 2019/252 Esas, 2019/518 Karar sayılı ilamı ile;
a) Sanık …’nun …’i kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1. maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmü,
b)Suça sürüklenen çocuk …’nin …’i kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 31/3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmü
2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10/07/2020 tarih ve 2020/488 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine kabulü ile anılan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK’nin 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca kaldırılarak sanık …’nun kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 82/1-e maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmü,
b) Suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine kabulü ile anılan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK’nin 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca kaldırılarak suça sürüklenen çocuk …’nin kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 82/1-e, 31/3. maddeleri uyarınca 21 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmü,
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10/07/2020 tarih ve 2020/488 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararının sanık müdafii, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
1) Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında …’i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Katılanlar vekilinin 10.07.2020 tarihinde yüzüne karşı verilen hükümleri, 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesi uyarınca 15 günlük yasal süreden sonra 14.09.2020 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nin 298/1. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında …’i kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin duruşma açarak verdiği 10/07/2020 tarih ve 2020/488 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; olay yerinde keşif yapılmadığına, sanığın ikrarına dayalı hüküm kurulamayacağına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, suça sürüklenen çocuk müdafiinin; eksik inceleme yapıldığına, ikrara dayalı hüküm kurulamayacağına, TCK’nin 39. maddesinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince istem gibi TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2021 gününde … ve …’in suça sürüklenen çocuk …’ın maktule karşı eyleminin TCK’nin 39. madde kapsamında kaldığı düşüncesi ve oy çokluğu diğer sanık yönünden ile karar verildi.
KARŞI OY;
Sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’nin maktul …’i öldürdükleri sübuta eren dosyada suça sürüklenen çocuk …’ın sorumluluğunun Asli fail …’e yardım eden olarak TCK 39. madde delaleti ile 82/1-e, 31/3. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiğini düşündüğümüzden her iki sanığı da TCK 37. madde gereği asli fail olarak cezalandıran Bölge Adliye Mahkemesi daire kararını onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Şöyle ki;
Sanık … ile maktul … arasında …’in eski sevgilisi …’nin … askere gidince maktul … ile arkadaşlık kurması nedeniyle husumet olup olay günü de sanık … ve maktul arasında olay öncesinde bir telefon görüşmesi gerçekleşmiş, bu sırada sanıkla beraber sanığın ablasının evinde olan suça sürüklenen çocuk …’ta bu olaylardan haberdar olmuştur. Dosya kapsamına göre telefon görüşmesi sonrası her iki sanık maktulün ailesine ait tuhafiye dükkanının önüne gitmişler, orada karşılaşarak önce konuşmuş sonra da sanık … ile maktul kavgaya başlamış sanık olaydan önce ablasının mutfağından aldığı ekmek bıçağını çıkararak maktule iki kez sallamış ve oradan her iki sanık birlikte uzaklamışlardır.
Dosya kapsamına göre sanık … olayın başından itibaren oluşun bu şekilde gerçekleştiğini, diğer sanık …’ın kendisinde bıçak olduğundan haberinin olmadığını ancak bir kız meselesi nedeniyle kendisine küfreden şahısla konuşmaya gittiklerini bildiğini olaya karışmadığını maktulle kavga etmediğini ona vurmadığını sadece yanında durduğunu söylemiştir. Suça sürüklenen çocuk … ise önce olay yerinde dahi olmadığını savunmuş sonradan olay yerinde olduğunu kabul etse de aşamalarda savunmalarını sürekli değiştirmiştir.
Olayın oluşunu gören kamera kaydı yoktur. Olayın en yakın görgü tanığı … olaydan bir saat sonra kollukta verdiği ifadesinde iki kişinin maktul ile sokakta konuştuklarını gördüğünü ve konuşulanları duyduğunu, evinin kapısını açıp içeri girerken bir ses duyarak tekrar dönüp baktığında maktulü ve sanıkları yan yana gördüğünü sanıkların kendisini görmeleri üzerine sokaktan kaçarak uzaklaştıklarını söylemiş, mahkemedeki ifadesinde kolluk beyanının doğru olduğunu ve tekrar ettiğini söylemekle beraber her iki kişini de maktulü darp ettiğini de söylemiş, hazırlık beyanıyla mahkemedeki beyanı arasındaki olayın oluş şeklini görüp görmediğine dair çelişki giderilmemiştir.
Dosyada olayın sıcağı sıcağına alınan tanık beyanına üstünlük tanımalı ve tanık …’ın bu beyanına göre olayın oluşunu görmediği kabul edilmelidir. Bu haliyle sanık …’in asli fail olup maktule karşı bıçakla iki kez vurarak onu kasten öldürdüğü sabit olduğu halde maktul ile olay öncesi herhangi bir husumeti olmayan, diğer sanığın yanında bıçak olduğunu da bilmeksizin onunla beraber giderek sanık …’e manevi destek ve güç vermenin ötesinde maktule karşı herhangi bir fiili davranışta bulunmayan suça sürüklenen çocuk …’ın eyleminin TCK’nin 39 maddesi kapsamında yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.