YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19786
KARAR NO : 2012/26262
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-) Sanık … müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Adı geçen sanığın 24.09.2002 tarihinde verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmediği ve aynı hükmü temyiz eden dosyanın diğer sanığı …’nin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin bozma ilamında adı geçen sanığın lehine olan bir maddeden yararlandırılmasına karar verildiği tespit edilmekle, bu durum sanığa yeniden kurulan hükme ilişkin temyiz yetkisi vermeyeceğinden, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
II-) Sanık … hakkında katılan … … ile müşteki …’ye yönelik eylemler sebebiyle kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığın müşteki …’ye yönelik eylemi sebebiyle 756 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesi yerine aynı Yasanın 493/1 maddesiyle hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen ve müştereken” alınmasına karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen tahsiline” ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “yargılama giderlerinin sanıkların paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Sanuk … hakkında müşteki …’a yönelik eylem sebebiyle kurulan hükmün incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1 maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak ve 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve 116/1 ve 151. maddesinde düzenlenen suçların uzlaşmaya tabi olduğu gözetilerek, girilen evin gerçek sahibi olan …’ten şikayet ve uzlaşma hususu ile sanığa uzlaşma hususu sorulup sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ve hatalı inceleme ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “müteselsilen ve müştereken” alınmasına karar verilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.