Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/13358 E. 2021/10741 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13358
KARAR NO : 2021/10741
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanınn kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “çekişmeli 23 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olan bölümü haricinde başkaca dava olup olmadığının araştırılması, olması halinde birleştirme hususunun düşünülmesi, paftasında sığır yolu olarak gösterilen bölümün güneyinde … Köyü sınırlarında kalan taşınmazların tespitlerine esas tapu kaydı ve varsa haritası, taşınmazın ve sığır yolunun 1955 tarihindeki ve tespit günündeki durumun tespiti için bu tarihlere en yakın tarihli hava fotoğrafları getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın 1955 tarihinde durumunu bilebilecek yaşta olan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, fen ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ile 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif icra edilmesi, yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, paftasında gösterilen sığır yolunun halen kullanılıp kullanılmadığı, gerçekte böyle bir yol var ise zaman içinde yol olarak kullanılan bölümde değişiklik olup olmadığı, çekişmeli 23 parsel sayılı taşınmazın talebe konu bölümünün kadastro tespit gününe kadar kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, sığır yolundan kazanılıp kazanılmadığı hususlarında bilgi alınması, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı takdirde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, fen bilirkişisine çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyü ile sığır yolunun güneyindeki … Köyünün kadastro paftalarını kenarlaştırılarak sığır yolunu paftasında gösterir, keşfi takibe imkan verir harita ve rapor düzenlettirilmesi, fotogrametri uzmanından sığır yolunun ve çekişmeli taşınmazın, 1955 tarihinde ve tespit tarihindeki durumunu hava fotoğrafları üzerinde işaretleyerek açıklar mahiyette, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan, zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş şekli ile çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, toprak yapısı, eğimi, bitki desenini açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın ve sığır yolunun değişik yönlerinden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanınn kabulüne, çekişmeli 129 ada 23 parselin davalı Hazine adına olan tespitin iptaline, fen bilirkişisinin 07.08.2017 tarihli rapor ve ekli krokide yeşil renkle taralı olarak gösterilen toplam 56531,61 metrekarelik kısmın 129 ada 23 parselden ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası altında, tarla
vasfında davacı … adına tespitine ve tapuya tesciline, 129 ada 23 nolu parselde geriye kalan 275.748,29 metrekarelik kısmın aynı ada ve parsel numarası altında ham toprak niteliğinde davalı Hazine adına, aynı tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1773,09 metrekarelik kısım ve (B) harfi ile gösterilen 164,84 metrekarelik kısım ve (C) harfi ile gösterilen 1682,17 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı adada son parsel numarası verilerek ifraz olduğu parseldeki vasfı ile ham toprak niteliğinde davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, Mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma ve bozma ilamında işaret edilen hususları eksiksiz olarak yerine getirme yükümlülüğü doğar. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda yeşil renk ile gösterilen kısmı üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşulları gerçekleştiği, aynı raporda (A), (B) ve (C) harfiyle gösterilen bölümler üzerinde ise zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli olmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında, dava konusu taşınmazın 14.05.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı ile gösterilen 19.017,20 metrekarelik kısmı üzerinde imar ihyanın tamamlanmadığına değinilerek, bu kısım hakkında davacı lehine hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilmesine rağmen, mahallinde son bozma ilamından sonra yapılan keşif neticesinde alınan 07.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda, anılan bilirkişi raporundaki kırmızı ile gösterilen yer eldeki rapordaki kroki ile çakıştırılmamış ve bu bölüm üzerinde davacı lehine karar verilerek davalı Hazinenin usuli kazanılmış hakkı ihlal edilmiştir. Öte yandan; dava konusu taşınmazın yüzölçümü dikkate alındığında aynı taşınmaz hakkında açılmış başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin tamamının tespit tutanakları ve varsa dayanak kayıtları getirtilmemiş (yoldan sonra gelen parseller de dahil olmak üzere) ve komşu parsel tutanaklarının tespitlerine esas kayıtların dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu üzerinde durulmamış; mahallinde yapılan keşifte dinlenen kişiler, dava konusu taşınmazın komşu 123 ada 28 parsel ile birlikte tarım arazisi olarak kullanıldığını, bozma ilamında toprak tevzii paftasında sığır yolu olarak gösterilen kısmın taşınmazın güneyinden geçtiğini ve taşınmazın yol olarak kullanılmadığını beyan etmiş iseler de, taşınmazın kuzey hududunda bulunan komşu 129 ada 46 parsel sayılı taşınmazın mera olmasına rağmen yöntemince mera araştırması yapılmamış ve ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan alınan raporda, taşınmazın niteliği ve komşu mera parseli ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususları açıklanmadığı gibi, dava konusu taşınmaz bölümü ile dava dışı taşınmaz bölümlerini bir arada gösterir fotoğraflar da rapora eklenmemiş; ayrıca dava konusu taşınmazın aktarılan davanın kapsamında kaldığı ancak yargılama aşamasında aktarılan davanın kapsamında kalmadığının tespit edildiği, aynı mahkemenin 1998/24 Esas, 2007/277 Karar sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmaz üzerinde mera bitkilerinin bulunduğu ve taşınmaz üzerinde kullanım bulunmadığı belirtilmesine rağmen bu husus üzerinde durulmamış ve hava fotoğrafı incelemesi sonucunda sunulan raporda, dava konusu taşınmaz bölümünün tespit tarihindeki durumu net olarak ortaya konulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaza komşu tüm parsellerin (taşınmazın hududunda dere yol, vs bulunması halinde bunlardan sonra gelen parsellerde dahil olmak üzere) onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler ilgili yerlerden getirtilmeli, taşınmaz bölümüne ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına konulmak suretiyle, buradan elde edilen
verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü’nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat bilirkişisi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve bu keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin mera, yaylak, kışlak ya da genel harman yeri olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve dinlenilen tanık ve yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli ve düzenlenecek bu haritada 14.05.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 19.017,20 metrekarelik kısmının farklı renk kalemle belirtilmesi istenilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarının da yer aldığı, taşınmazı komşu parsellerle birlikte ele alan, mera ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlenmesi istenilmeli; HMK’nin 290/2. maddesi uyarınca keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla çekişmeli taşınmaz bölümünün ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip, taşınmaz bölümlerinin sınırları kabaca işaretlendikten ve mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı; bundan sonra, taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı hususu gözönünde bulundurulmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.