Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/5121 E. 2021/5136 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5121
KARAR NO : 2021/5136
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 11.09.2019 tarih ve 2019/1665 E- 2019/1048 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. … ve davalılardan … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili…’in davalı Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş’nin %35 diğer müvekkili …’ın ise şirketin %11 ortağı bulunduğunu, davalı şirketin ana iştigal konusunun turizm amaçlı tesis inşa etmek ve bu tesislerin işletilmesi ve kiralaması, şirketin tek gelir kaynağının da dava konusu apart otel olarak kullanılan taşınmaz olduğunu, davalı şirketin %54 ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan davalı … ile davalı şirketin küçük hissedarı davalı …’nun muvazaalı bir işlemle dava konusu taşınmazı davalı …’e 1.080.000.- TL bedel karşılığında devrettiğini, hatta davalı …’in bu kötüniyetli eylemlerine zemin hazırlamak amacıyla öncesinde müvekkili…’in şirketteki imza yetkisini kaldırdığını, davalıların yapmış oldukları işlemin batıl olduğunu, satış tutarı daha yüksek bir tutar olarak belirlenmiş olmasına rağmen tapu satış değerinin daha düşük gösterilerek ve diğer ortakları zarara uğratma kastı ile muvazaalı satış işlemi yapıldığını, tapu satış bedelinin gerçek olduğu kabul edilse dahi, TTK m.538/2 ve 421/3-4. m. uyarınca davalının şirketin tek gelir kaynağı olan taşınmazı bu şekilde satma hak ve yetkisinin bulunmadığını, diğer ortakların bu satışa rızaları olmadığı gibi şirketin en önemli aktifinin satışı için genel kuruldan onay ve yetki alınmasının zaruri olduğunu ileri sürerek, muvazaa nedeniyle dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın gerçek satış bedeli ile mahrum kalınan müspet ve menfi zararların davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı şirket adına kayıtlı taşınmazı yatırım amacı ile bir emlak komisyoncusu aracılığı ile satın aldığını, davalı …’in gerek noterde imza sirküleri düzenlenirken, gerek tapuda yapılan devir işlemi yapılırken devir tarihi itibariyle hukuki ehliyet raporunun bulunduğunu, şirket içi ilişkilerden kaynaklanan sorunların taşınmazı iyiniyetle iktisap eden 3. şahıs konumundaki müvekkilini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekili, şirketin ana faaliyet alanının gayrimenkul alım satımı olduğunu, şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan karar uyarınca, şirkete ait taşınmazın satımı için … ve …’na yetki verildiğini, dava konusu taşınmazın otel olarak işletilmesinin mümkün olmaması ve vergi borçları dikkate alınarak satışına karar verildiğini, satışın gerçek bir satış olduğunu, satım bedelinin şirket hesabına geçtiğini, tek gelir kaynağının satıldığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın satış bedeli ile rayiç bedeli arasında fahiş fark olduğunun tespit edildiği, taşınmazın gerçek satış bedelinin davalı şirket kayıtlarına geçmediği, davalı şirkete ödenen 1.080.000,00 TL’den şirket ortaklarının alacakları olmamasına rağmen 770.000,00 TL tutarın davacı … ile …’e aktarıldığı, davalı … tarafından yatırılan 677.000,00 TL’nin de davalı şirketin kayıtlarına aktarılmadığı, davalı şirketin 08.09.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında 2011 – 2012 ve 2013 yıllarına ait şirket bilançoları görüşülerek karara bağlanmadığı gibi sözkonusu yıllara ait iş ve işlemlerinden dolayı temsilcilerin ibra edildiklerine dair bir karar alınmadığı, taşınmaz devrinin muvazaalı olduğu ve iptali gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı Tekno Mesken Tur. Yatırım. Tic. A.Ş. adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı … vekili ile davalılar … ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; taşınmazı satın alan davalı …’in taşınmazın değerinin belirlenmesinde bilerek ve kasten şirket ortaklarının zararına hareket ettiği, şirket yöneticileriyle işbirliği içinde muvazaalı işlem yaptığı hususlarının ispat edilemediği, salt taşınmazın gerçek değerinin altında satın alınmış olmasının tazminat sorumluluğu doğurmayacağını, sorumluluğun şirketi yöneten davalı yönetici gerçek kişilerde olduğu, davalı … tarafından satım bedeli 1.080.000,00 TL’nin davalı şirkete banka kanalıyla ödendiği, ayrıca davalı …’in şahsi hesabına 670.000,00 TL yatırdığı, bu ödemenin de daha sonra şirket kayıtlarına aktarıldığı, davalılar … ve …’in, taşınmazın satışını yapan davalı şirketin yetkili temsilcileri olduğu ve TTK’nın 553. maddesi uyarınca şirkete verdikleri zararlardan sorumlu olacakları, taşınmazın satış tarihi itibariyle gerçek piyasa değerinin 3.400.000,00 TL olduğu, taşınmazın tahsil edilen satış bedeli ile gerçek değeri arasındaki farkın şirket zararı olduğu açık olup davalı şirket yöneticileri bu zararı şirkete ödemekle yükümlü olduğu, davalı … vekili tarafından ilk kez istinaf aşamasında 02.07.2013 tarihli bir adi yazılı sözleşme sunmuş ise de HMK’nın 357. maddesi uyarınca, istinaf aşamasında yeni iddia ve savunmaların ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda; muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil talebinin tüm davalılar yönünden reddine, davalı … aleyhindeki tazminat talebinin reddine, davalılar … ve … aleyhindeki tazminat talebinin TTK’nın 553. maddesi uyarınca kabulüyle, davacı tarafça harçlandırılan talep tutarıyla bağlı kalınarak belirlenen 1.080.000,00 TL tazminatın bu davalılardan tahsili ile davalı şirkete verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş olmakla şirketin bakiye zararının açılacak başka bir davada değerlendirilebilecek olmasına göre, davacı vekili ile davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 73.730,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.