Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2009/10929 E. 2010/6544 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10929
KARAR NO : 2010/6544
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 23/02/2004 gününde verilen dilekçe ile icra takibi ve haksız alacak davası iddiasına dayanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/07/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan davalı …’nın temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-…’nın temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin yerel mahkeme kararı yerinde ise de; 5283 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra taraf sıfatı sona eren …’nün karar başlığında davalı olarak gösterilmesinin gerekmediği, bu nedenle de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun temyizde hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesi reddedilmelidir.
2-Davalı …’nın temyiz itirazına gelince; dava, haksız icra takibi ve alacak davası açılması nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
… Devlet Hastanesi’nde uzman doktor olarak çalıştığını belirten davacı, davalı … Başkanlığı tarafından başlatılan idari soruşturma sonunda düzenlenen müfettiş raporlarında hiçbir maddi kanıt, sahte reçetelerde yazısı ve imzası bulunmadığı halde sahte reçetelerde damgasının (kaşesinin) bulunması nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, hazırlık soruşturması sonucu takipsizlik kararı verildiğini; kurum zararına neden olduğu iddiasıyla … 2 İcra Müdürlüğü’nün 2003/621 sayılı takip dosyasıyla hakkında başlatılan ilamsız icra takibinin itirazı üzerine durması nedeniyle hakkında … Asliye 1. Hukuk Hakimliği’nde alacak davası açıldığını, kendisini yolsuzlukların içindeymiş gibi gösteren davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.
Davalı yan ise, kurum müfettişlerinin düzenlediği raporda; fazla alınan Tazosin isimli ilacın tüketilmesi amacıyla bazı doktor ve hemşirelerce, doktor damgaları kullanılarak sahtecilik yapıldığı, ilaçların SSK Hastanesi Eczanesi’nden sağlandığı belirtilerek ilaç bedellerinin ilgililerden alınmasının önerilmesi nedeniyle davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bildirim yapıldığını, icra takibi başlatıldığını ve alacak davası açıldığını belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosya içeriğinden, idari soruşturma sonucu düzenlenen 30.04.2002 gün ve 2 sayılı soruşturma raporunda yer alan öneri doğrultusunda ve hakkındaki adli soruşturmanın sürdüğü dönemde davacı hakkında icra takibi başlatıldığı, davacının icra takibine itirazı üzerine alacak davası açıldığı, bazı sahte reçetelerde kaşesinin bulunduğunu kabul eden davacının, reçetelerdeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, SSK’nın feragati üzerine icra takip dosyasının 09.01.2004 günü işlemden kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, kurum zararı oluştuğuna ilişkin idari soruşturma raporunda yer alan bazı bulgulara dayanılarak davacı hakkında adli işlemler başlatarak icra takibi yapılmış ve alacak davası açılmış olmasının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davalı yanın manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; …’nın temyiz dilekçesinin ilk bentteki nedenlerle reddine 01/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.