YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11773
KARAR NO : 2021/13648
KARAR TARİHİ : 05.07.2021
Hırsızlık suçundan sanık … hakkındaki kamu davasının taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle düşürülmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2020 tarihli ve 2019/174 esas, 2019/393sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 19192-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2021 gün ve 2021/27880 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Mahkeme tarafından uzlaştırma” başlıklı 254. maddesinde yer alan; “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, dosya içeriğinde mevcut olan 14/01/2020 tarihli uzlaştırma raporuna göre, 20.000,00 Türk lirasının 30/04/2020 tarihine kadar ödenmesi şartı ile sanık ile müşteki arasında uzlaştırmanın sağlandığının anlaşılması karşısında, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … ve katılan …’nun yokluğunda, dosya üzerinden uzlaşmanın sağlandığından bahisle kamu davasının düşürülmesine dair verilen 31.01.2020 tarihli ve 2019/174 E., 2019/393 K. sayılı ek karar, her ne kadar taraflara tebliğ edilmişse de, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak yasa yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde hüküm niteliğinde olması sebebiyle istinaf yasa yoluna tabi olan ek kararda yasa yolunun itiraz olduğu belirtilmekle sanık ve katılanın yanıltıldığı, dolayısıyla bu ek kararın usulüne uygun kesinleşmediği ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, öncelikle 31.01.2020 tarihli ek kararın usulüne uygun olarak sanık ve katılana tebliğ edilip, usulüne uygun biçimde kesinleştirilmesinden sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup …Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleştirilen, 31.01.2020 tarihli ve 2019/174 E., 2019/393 K. sayılı ek karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 05/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.