YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2765
KARAR NO : 2021/8897
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında müştekiler …, … ve …’ye yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında müştekiler …, … ve …’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’e yönelik suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Suça sürüklenen çocuk …’in 18/09/2015 tarihli oturumda alınan savunmasında, suça sürüklenen çocuk …’ın ise 03/11/2015 tarihli oturumdaki beyanında müştekilerin zararlarını karşılamak istediklerini belirttiklerinin, bu kapsamda suça sürüklenen çocuk …’in 15/12/2015 tarihli oturumda yanında 80 TL getirdiğini ve bununla müştekilerin zararını gidermeye hazır olduğunu beyan ettiğinin, ancak müştekilerin şikayetçi olmadıklarına ve zararlarının karşılanmasını istemediklerine yönelik kovuşturma aşamasında beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde kovuşturma aşamasında zararın karşılandığı kabul edilerek TCK’nın 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
b) Suça sürüklenen çocuk … hakkında müşteki …’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143, 145, 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından ve yine suça sürüklenen çocuk … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 142/2-h, 143, 31/2. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezalarından aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezaları yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezalarına hükmolunarak suça sürüklenen çocuklar hakkında yazılı şekilde eksik ceza tayini,
c) Müşteki …’e ait olan suça konu cep telefonunun, müştekinin aşamalardaki beyanlarına göre oğlu tarafından kullanıldığı, ancak suç tarihinde arızalı olup içinde sim kartın bulunmadığı, müşteki tarafından değerinin bilinmediği, suça sürüklenen çocukların savunmalarına göre de suça sürüklenen çocuk … tarafından 5,00 TL’ye bir telefoncuya satıldığı anlaşılmakla; müşteki …’in çalınan cep telefonunun suç tarihindeki değerinin piyasa araştırması da yapılarak tespitinden sonra, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocuk …’ın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
e) Suça sürüklenen çocuk … hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca avukat görevlendirilmesi nedeniyle zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozmadan sonra kurulacak hükümde CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 26/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.