YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3152
KARAR NO : 2021/4752
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.10.2018 tarih ve 2017/724 E. – 2018/712 K. sayılı kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.07.2019 tarih ve 2018/2455 E. – 2019/864 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı … arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı …’ın davalının borcundan müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, kredi alacağının tahsil edilememesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, kat ihtarnamesinin tebliğine rağmen kredi borcunun ödenmemesi üzerine nakit alacağın tahsili, gayrinakit alacağın depo edilmesi için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacının kendisine kredi borcunun kalmadığını söylemesine rağmen aradan uzun süre geçtikten sonra takip yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada, davalıların davacıya aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesine dayalı cari hesap kredi borcu nedeniyle sorumlu oldukları, bilirkişi raporunda tespit edilen miktar kadar davacının alacaklı olduğu, davacının takipte talep ettiği miktar ve bilirkişi raporunda tespit edilen miktar birlikte değerlendirilerek tespit edilen miktarda itirazın iptali gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, itirazın kabul edilen asıl alacak, faiz ve bsmv yönünden iptaline, teminat mektubu bedelinin depo edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, alacağın zamanaşımına uğramadığı, davacı bankanın, asıl borçlu …’ın kullanmış olduğu kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın 10.07.2001 tarihinde kat edildiği, borcu ödenmemesi üzerine asıl borçlu aleyhinde iki ayrı takip yapıldığı, alacağın muaccel, raporda tespit edilen ve hükmolunan miktar kadar davacını alacağının olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu gerekçeyle kabul kararı verilmesi gerektiği gibi kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede harç yönünden mahsup gerektiği gerekçesiyle, davalı … vekilinin istinaf isteminin esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, itirazın asıl alacak, faiz ve bsmv olmak üzere toplam 63.656,39 TL nakit alacak yönünden kaldırılmasına, teminat mektubu bedelinin depo edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.261,27 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’tan alınmasına, 03/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.