YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7321
KARAR NO : 2021/3468
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15/08/2017 tarihinde verilen dilekçeyle önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 02/07/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmek suretiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu 3399 ada 4 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki bir kısım paydaşları tarafından 3/4 payın 16.11.2016 ve 10.02.2017 tarihlerinde davalıya satıldığını, ancak müvekkiline satışla ilgili noter bildirimi yapılmadığını, tapudaki bedelin gerçek satış bedeli olması halinde bu bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediklerini belirterek, taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş; cevaba cevap dilekçesiyle de satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla yüksek gösterildiğini ileri sürerek, bedelde muvazaa iddiasında bulunmuştur.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu payı 300.000,00TL bedelle satın aldığını, bedelde muvazaa iddiasının doğru olmadığını, tapuda gösterilen satış bedeli ile tapu harç ve masraflarının yatırılması halinde davayı kabul ettiklerini, aksi taktirde davanın reddini savunmuş; davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tapudaki satış bedeli ile tapu harç ve masrafları toplamı olan 306.218,13TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazda, davalı adına kayıtlı 3/4 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davayı kabul ettiklerini bildirmiş ise de davacı tarafın bedelde muvazaa iddiasına karşı çıktığı, bu nedenle 6100 sayılı HMK’nın 308. maddesi anlamında bir kabulün varlığından söz edilemeyeceği, ancak davacı tarafın bedelde muvazaa iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden düzeltme yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu 3399 ada 4 parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydının incelenmesinde; davacı …’ın taşınmazdaki 1/4 paya 06.06.2017 tarihli birden fazla ölüm halinde intikal edinme sebebine dayalı olarak dava dışı ..,…,….,…,…,…,…,…,..,….,…,…,…,…,..,…,..,…,…,…,…,… ile birlikte elbirliği halinde malik olduğu; davaya konu 3/4 payın ise 10.02.2017 tarihli satış ve birleştirme edinme sebebi ile davalı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, davacının önalım hakkını kullanmasında dayanağı olan 1/4 payın, yukarıda belirtilen diğer elbirliği ortaklarının da davaya dahil edilmek suretiyle muvafakatlarının alınması; ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa, terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere davacıya uygun bir süre verilmesi ve daha sonra oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK’nın 373. maddesinin 2. fıkrası gereğince Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/2376 Esas 2020/100 sayılı Kararının BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, HMK’nın 373. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.