Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1285 E. 2021/1995 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1285
KARAR NO : 2021/1995
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava 6183 sayılı Kanun’un 24 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan 17.Hukuk Dairesi’nin 10/12/2018 tarih ve 2016/6086 Esas, 2018/11926 Karar sayılı bozma ilamında; “ Davalı borçlu … ile 3. kişi konumundaki diğer davalı …’ın kardeş oldukları, 6183 sayılı Kanunun 28/1. maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayılacağı ve iptale tabi oldukları hükme bağlanmış olup bu durumda davalıların iyi niyetli olup olmadıklarının önem arz etmediği, bu nedenle mahkemece 6183 sayılı Kanunun 28/1. maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddinin doğru olmadığı” belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; Davanın kabulüne,İstanbul, Kadıköy, Merdivenköy, … ada, … parsel, 12 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı olan taşınmazın davalı … adına kayıtlı 1/2 hissenin davalı …’a devrine ilişkin 03/08/2012 tarih ve 20406 yevmiye numaralı tasarruf işleminin; davacının davalılardan …’ın Kütahya, Tavşanlı Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … numaralı mükellefliğinden kaynaklanan alacağı, ve yine davalı …’ın Tavşanlı Vergi Dairesi’nin … vergi kimlik numaralı Onaltıngül firmasının vergi borçlarından kaynaklanan borcu yönünden iptaline, davacıya tapuda isim tashihine gerek olmadan iptal edilen 1/2 hisse için haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/06/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerekirken nisbi olarak takdir edilmesi de hatalı olmuştur.
Ne var ki, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 6. bendindeki ” 18.850,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “2.180,00 TL maktu” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.