Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/335 E. 2021/3979 K. 29.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/335
KARAR NO : 2021/3979
KARAR TARİHİ : 29.04.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI BİRLEŞEN
DAVA DAVACISI : Vakıflar Genel Müdürlüğüne İzafeten İst 1.Böl Müd.
DAVALI BİRLEŞEN
DAVA DAVALISI : …
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2019/92 Esas, 2019/311 Karar sayılı kararıyla asıl dava ve birleşen davalardaki ecrimisil taleplerinin yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı asıl ve birleşen davaların davacısı vekili ve asıl ve birleşen davaların davalısı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK’nin 353(1)b.1 maddesi gereğince esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez asıl ve birleşen davaların davalısı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KA R A R

Davacı vekili, asıl davada, vekil eden idarenin maliki olduğu 3225 ada 21 parsel sayılı arsa vasıflı 84,19 m2 alanlı taşınmaza, davalı tarafından haksız biçimde kaldırım haline getirilerek müdahalede bulunulduğunu, davalıya haksız müdahale nedeniyle ecrimisil ödemesi hususunda gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 01.05.2012 – 30.04.2017 arası süreyi kapsamak üzere 40.820,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/335 Esas sayılı dosyasındaki davada, vekil eden idarenin maliki olduğu 3225 ada 23 parsel sayılı arsa vasıflı 100,30 m2 alanlı taşınmaza, davalı tarafından haksız biçimde kaldırım haline getirilerek müdahalede bulunulduğunu, davalıya haksız müdahale nedeniyle ecrimisil ödemesi hususunda gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 01.05.2012 – 30.04.2017 arası süreyi kapsamak üzere 40.820,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili, birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/336 Esas sayılı dosyasındaki davada, vekil eden idarenin maliki olduğu 3225 ada 22 parsel sayılı arsa vasıflı 101,72 m2 alanlı taşınmaza, davalı tarafından haksız biçimde kaldırım haline getirilerek müdahalede bulunulduğunu, davalıya haksız müdahale nedeniyle ecrimisil ödemesi hususunda gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 01.05.2012 – 30.04.2017 arası süreyi kapsamak üzere 40.820,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl dava ve birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/336 Esas sayılı dosyasındaki davada davalara konu taşınmazların ecrimisile mütehammil olmadığını, istenen ecrimisil miktarlarının fahiş miktarlı olduğunu ve davacı tarafın ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek anılan davaların reddini savunmuş, birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/335 Esas sayılı dosyasında ise zamanaşımı def’inde bulunmaksızın istenen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın ecrimisile mütehammil olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kaydı, keşif, bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına nazaran; dava konusu taşınmazların davalı idare tarafından kaldırım olarak kullanıldığı, 2017/334 Esas sayılı dava dosyası yönünden, tahakkuk eden ecrimisil bedelinin 23.376,00 TL, birleşen 2017/335 Esas sayılı dosyası yönünden 27.768,00 TL, birleşen 2017/336 Esas sayılı dava dosyası yönünden 28.184,00. TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, Mahkemenin 2017/334 Esas sayılı dava dosyası yönünden; davanın kısmen kabulüne, 01.05.2012 – 31.12.2012 dönemi için aylık 337,00 TL’den 2.696,00 TL, 01.01.2013 – 31.12.2013 dönemi için aylık 355,00 TL’den 4.260,00 TL, 01.01.2014 – 31.12.2014 dönemi için aylık 374,00 TL’den 4.488,00 TL, 01.01.2015 – 24.12.2015 dönemi için aylık 410,00 TL ‘den 4.920,00 TL, 01.01.2016 – 24.12.2016 dönemi için aylık 433,00 TL’den 5.196,00 TL, 01.01.2017- 30.04.2017 dönemi için aylık 454,00. TL ‘den 1.816,00 TL olmak üzere toplam 23.376,00 TL ecrimisilin her dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; Birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/335 Esas sayılı dava dosyası yönünden, davanın kısmen kabulüne, 01.05.2012 – 31.12.2012 dönemi için aylık 401,00 TL’den 3.208,00 TL,01.01.2013-31.12.2013 dönemi için aylık 422,00 TL ‘den 5.064,00 TL, 01.01.2014 – 31.12.2014 dönemi için aylık 444,00 TL ‘den 5.328,00 TL, 01.01.2015 – 24.12.2015 dönemi için aylık 487,00 TL’den 5.844,00 TL, 01.01.2016 – 24.12.2016 dönemi için aylık 514,00 TL’den 6.168,00 TL, 01.01.2017 – 30.04.2017 dönemi için aylık 539,00 TL ‘den 2.156,00. TL olmak üzere toplam 27.768,00 TL ecrimisilin her dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/336 Esas sayılı dava dosyası yönünden; davanın kısmen kabulüne, 01.05.2012 – 31.12.2012 dönemi için aylık 407,00 TL ‘den 3.256,00 TL, 01.01.2013 – 31.12.2013 dönemi için aylık 429,00 TL’den 5.148,00 TL, 01.01.2014 – 31.12.2014 dönemi için aylık 451,00 TL’den 5.412,00 TL, 01.01.2015 – 24.12.2015 dönemi için aylık 494,00 TL’den 5.928,00 TL, 01.01.2016 – 24.12.2016 dönemi için aylık 521,00 TL ‘den 6.252,00 TL, 01.01.2017 – 30.04.2017 dönemi için aylık 547,00 TL ‘den 2.188,00 TL olmaz üzere toplam 28.184,00 TL ecrimisilin her dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş olup hükme karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf isteminde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı bu defa davalı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
Asıl ve birleşen davalar tapulu taşınmazlarda mülkiyet hakkından kaynaklanan ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Davalı vekilinin Birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/335 Esas sayılı dava dosyasına yönelik temyiz itirazının, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile davalı tarafça süresinde ve usulüne uygun biçimde zamanaşımı def’inde bulunulmamış olması nedenine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin asıl dava ve birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/336 Esas sayılı dava dosyasına yönelik temyiz itirazlarına gelince, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK’nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Somut olayda, asıl ve birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/336 Esas sayılı davada davacı tarafça 01.05.2012 – 30.04.2017 tarihleri arası süre bakımından ecrimisil talep edilmiş olup, anılan davaların her ikisinin de açılış tarihi 03.07.2017’dir. Davalı tarafça anılan davaların her ikisi yönünden de süresinde ve usulüne uygun biçimde zamanaşımı def’inde bulunulduğuna göre az yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak asıl dava ve birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/335 Esas sayılı dosyasındaki dava yönünden, her iki davanın açılış tarihi olan 03.07.2017 tarihinden 5 yıl geriye gidilerek 03.07.2012 tarihinin başlangıç alınması ve davacı tarafın anılan davalarda ecrimisil taleplerinin 30.04.2017 tarihine kadar olan süreyi içerdiği hususu da gözetilerek anılan davalarda 03.07.2012-30.04.2017 tarihleri arası süreler yönünden ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, davalı tarafın anılan davalarda zamanaşımı def’inde bulunduğu ve 5 yıllık zamanaşının uygulanması neticesinde ecrimisil hesaplamasında göz önüne alınması gereken ecrimisil zaman aralıkları dikkate alınmaksızın Yerel Mahkemece yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Davalı vekilinin birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/336 Esas sayılı dava yönünden verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, davalı vekilinin asıl dava ve birleşen Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/336 Esas sayılı dava yönünden verilen hükümlere yönelen temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin davalı vekilinin istinaf talebine yönelik vermiş olduğu esastan ret kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.