Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4118 E. 2021/5085 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4118
KARAR NO : 2021/5085
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2019 tarih ve 2019/353- 2019/739 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine başlatılan takibe konu çekin davacı tarafından alacaklı olduğu dava dışı Sezer Tekstil Ltd. Şti’nden teslim alınarak bu şirketin talebi üzerine çekin iade edildiğini ve karşılığında ileri tarihli başka bir çek alındığını, ancak çekin iade işlemi sırasında iyi niyetli olan davacı şirket cirosunun iptal edilmediğini, dolayısıyla çekin davacı tarafından davalıya ciro edilmediğini, bu çek sebebiyle taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını belirterek çek ve icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının çeki ön yüzünde aval sıfatıyla imzası bulunan … isimli şahıstan alacağına karşılık aldığını, ilgili şahsın çekte cirosu bulunmasa da hamil sıfatıyla ciro etmeden devretme yetkisi bulunduğunu, davacının dava dışı Sezer Tekstil ile olan hukuki ilişkisinin iyi niyetli üçüncü kişi olan davalıyı bağlamadığını, davacının basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çekte ciranta, davalının ise çeki bankaya ibraz eden son hamil olduğu, çek suretinden davalı-alacaklının yetkili hamil olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının çekteki ciro imzasını çizerek iptal etmeyi unuttuğu iddiası ile menfi tespit davası açtığı, bu iddiasının sonuca bir etkisinin bulunmayacağı, davalının çeki davacının beyaz cirosu ile elinde bulunduran keşideci avalisti …’dan teslim aldığı hususunun yetkili hamil sıfatını ortadan kaldıran bir durum olmadığı, TTK’nın 684/1-c maddesine göre bir çeki beyaz cirolu olarak elinde bulunduran hamilin beyaz ciroyu doldurmadan ve kendisi ciro yapmadan başka bir kişiye vermesinin mümkün olduğu, ayrıca çekte keşidecinin veya keşideciye ya da başka bir cirantaya aval vermiş kişinin bu çekte ayrıca hamil olarak yer almasını engelleyen bir kanun hükmü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, mahkemece 03.12.2015 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olduğu gerekçesiyle İİK’nın 72/4 fıkrası gereğince 100.000,00 TL alacağın % 20’si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.