Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/2029 E. 2021/4856 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2029
KARAR NO : 2021/4856
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen 22962 ada 2 parselde bulunan 7 nolu bağımsız bölüme ilişkin olarak dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil talep etmiş, 25.06.2016 tarihli dilekçe ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsilini talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair ilk karar, Daire’nin 20.09.2018 tarihli ve 2016/7765 Esas, 2018/15995 Karar sayılı ilamıyla, davacı tarafından katılma alacağı talebinde bulunulduğunun kabulü ile yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 48.853,33 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, katılma alacağı talebine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan 08.01.2020 tarihli Av. … … tarafından sunulan bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi, tasfiyeye konu taşınmaz alımı için çekilen kredinin mal rejiminin sona erdiği tarih öncesi ve sonrasına isabet eden aylık ödemelerinin oranlanması ve kredi dışında bakiye peşinat bölümünün aksi taraflarca iddia ve ispat edilemediğinden edinilmiş mal niteliğinde kabul edilip hesaplamanın buna göre yapılması bakımından yerindedir. Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde taşınmazın 175.000,00 TL’ye alındığı iddia edilmiş, davalı tarafından bu husus kabul edilmeyerek kredi miktarı olan 150.000,00 TL’ye alındığı savunulmuş ise de, taşınmazın tamamı için kredi kullanıldığı davalı tarafça ispatlanamadığından, davacının bildirdiği 175.000,00 TL’nin alım değeri olarak dikkate alınması ve hesaplamanın bu değer gözetilmek suretiyle yapılması gerekirken, davalı aleyhine olan 180.312,00 TL’nin alım değeri olarak kabul edilmesi doğru olmamıştır. Hükmün, 175.000,00 TL değer gözetilerek hesaplama yapılması için bozulması gerekmekte ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 08.01.2020 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi dikkate alınmak suretiyle, hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 1. bendindeki “…48.853,33 TL…” ifadesinin çıkarılmasına, yerine “…44.286,00 TL…” ifadesinin yazılmasına, hükmün 2. bendindeki “…davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine…” ifadesinin çıkarılmasına, yerine “… kabul ve ret oranına göre 2.122,53 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına”, hükmün 4. bendindeki “… 7.062,39 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacı vekiline verilmek üzere davacıya verilmesine…” ifadesinin çıkarılmasına, yerine “…6.557,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife gereğince hesaplanan nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden az olamayacağı dikkate alınarak 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine…” ifadesinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.