YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8512
KARAR NO : 2013/1944
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’nin yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan beraatine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.09.2008 gün ve 2007/219 Esas, 2008/208 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin şikâyetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu, mağdure vekilinin de sanığın cezalandırılmasını talep edip hükmü temyiz ettiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’nin davaya katılmasına ve vekili Av. …’ın katılan vekili olarak kabulüne karar verildikten sonra, diğer temyizler ve katılan mağdure vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Nüfus kaydına göre ilk olay tarihi itibarıyla 12 yaşı içinde bulunan mağdurenin öz babası olan sanığa iftira etmesi için herhangi bir neden bulunmamasına, mağdurenin aşamalarda özde değişmeyen samimi anlatımlarına, doktor ve Adli Tıp Kurumu raporlarına, tanıklar mağdurenin annesi …, ablası … kardeşi …’ın özellikle soruşturma evresindeki; mağdurenin arkadaşı … ile tanık …’ın aşamalardaki; tanık mağdurenin teyzesi …, eniştesi Yakup Gündoğdu’nun kovuşturmadaki beyanlarına ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın değişik zaman dilimlerinde bir suç işleme kararı ile bir çok kez mağdureye karşı mefruz cebirle vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar eylemlerini işlediği sabit olduğundan TCK.nın 103/2, 3 ve 43. maddelerinden mahkûmiyetine karar verilmesi ve Adli Tıp
Kurumu Kanunu gereğince mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda alınacak raporda bir çocuk psikiyatri uzmanının katılımının zorunlu olduğu halde, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan mağdurenin ruh sağlığının bu suç nedeniyle bozulduğuna dair 20.06.2007 tarihli raporunda çocuk psikiyatri uzmanı bulunmadığından, bu raporun yetersiz olduğu gözetilerek, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdureninin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayini gerekirken isabetsiz gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan SHÇEK vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.