YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8666
KARAR NO : 2013/16663
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın olay günü… isimli marketten içki, gıda ve temizlik malzemeleri çalıp suça konu malzemeleri geldikleri 16 CHK 54 plaka sayılı araca koyduğu, yeniden markete giren sanığın elinde poşet içinde bir kısım malzemeler ile market içinden çıkarken ihbar üzerine yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda; ilk eylemin tamamlanmış olduğu halde teşebbüs hükümlerinin uygulanması ve eylemlerinin bir bütün olarak aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde hırsızlık suçunu oluşturduğu halde sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’ün temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 05.03.2013 günlü, 2012/1-1560 esas ve 2013/81 karar sayılı ve aynı günlü 2013/8-131 esas ve 2013/75 karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere, temyiz incelemesinden önce sanığın ölmesi hâlinde, müsadereye tâbi eşya olsa bile 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca, hükmün bozulmasıyla yetinilmesi, müteakip işlemlerin ise; mahkemesince yapılması gerekir.
UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre, sanığın 29.12.2009 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ve TCK’nın 64/1. maddeleri uyarınca sanığın öldüğünün anlaşılması hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.