YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17590
KARAR NO : 2012/28605
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ile … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilirken tekerrüre esas alınan ilamlar kararda gösterilmemiş ise de infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunduğundan; suç adı ile tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların eve gece sayılan bir zaman diliminde girdiklerine dair herhangi bir tespit olmadığının anlaşılması karşısında; aynı yasanın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun ise koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin hüküm fıkrasında belirtilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
3-5271 sayılı CMK’ nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı yasanın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması ile sonuç cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi; ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlesinin eklenmesi ve “yargılama giderlerine” ilişkin bölümün çıkarılarak, yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri ortak yargılama giderleri olan toplam 24,80 YTL’nin, dörtte biri olan 6.20 YTL’nın her dört sanıktan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II..Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
1-Sanıkların eve gece sayılan bir zaman diliminde girdiklerine dair herhangi bir tespit olmadığının anlaşılması karşısında; aynı yasanın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması,
2-Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlülüğüne esas ilamlarının getirtilerek silinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun değerlendirilmesinden sonra silinme koşullarının oluştuğunun tespiti durumunda, sanık hakkında kurulan hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
4-5271 sayılı CMK’ nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Suç adı ile tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’ nın 232. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.