YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6228
KARAR NO : 2012/12878
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek kamu davasının düşmesine, atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.03.2008 gün ve 2007/57 Esas, 2008/63 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın kollukta, Cumhuriyet Savcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğindeki müdafii huzurunda alınan ifadelerinde mağdure ile birden çok defa ilişkiye girdiklerini belirtip en son 2006 yılı Eylül ayında da cinsel ilişkiye girdilerini beyan etmesi ve şikâyetin 30.01.2007 günü, son eylem tarihinden itibaren 6 aylık yasal süre içinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; sanığın işlediği sabit olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikâyete tâbi olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK.nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte, atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.