Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/32957 E. 2013/7125 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/32957
KARAR NO : 2013/7125
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu kabloların çalındığı yerde keşif yapılarak kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık olup olmadığı tespit edilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kolluğa … adlı şahsın hurda deposuna hırsızlık malı malzemelerin boşaltıldığı ihbarı üzerine yakalanan sanıklardan …’in suça konu 75 kg ağırlığındaki kabloları diğer sanıklar … ve … ile birlikte çaldıklarını beyan edip müştekiye iadesini sağladığı ve söz konusu kabloların taşındığı araçta yapılan aramada ele geçen 350.00 TL’nin sanık …’ın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde suça konu kabloların satımı sonucunda kendi payına düşen para olduğunu beyan ederek iadesini sağladığının anlaşılması karşısında,sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4 .maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için şikayetçinin rızası gerektiğinden, şikayetçiye rızasının olup olmadığı sorulmadan, sanıklar hakkında 168/4 maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 55. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesinde; “ Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir” hükmüne yer verildiği, bu nedenle, el konulmuş olan maddi menfaatlerin suçun mağduruna iade edilebildiği veya iade edilebilme olanağının bulunduğu ya da suçun mağdurunun belli olduğu durumlarda kazanç müsaderesine hükmetme olanağının bulunmadığı, gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesine yanlış anlam verilerek, emanete alınan paranın şikayetçiye iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.