YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/593
KARAR NO : 2013/1530
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
Irza geçme suçundan hükümlü … hakkında 5237 sayılı TCK.nın uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak … 1. Ağır Mahkemesinden verilen 30.05.2011 gün ve 2011/333 esas, 2011/443 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay nedeniyle mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten rapor alınıp, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesinin uygulama yeri olup olmadığı tespit edildikten sonra 5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK.nın 34 ve 230. maddelerine uygun olarak lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Irza geçme suçunu işleyen hükümlü hakkında, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi gereğince suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK maddeleri karşılaştırıldığında, kesinleşen hükümde alt sınırdan hüküm kurularak 765 sayılı TCK.nın 416/1 ve 417. maddelerine göre 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, buna karşılık hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca alt sınırdan hüküm kurulduğunda 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılması gerekeceği, bu haliyle 5237 sayılı TCK hükümlerinin 103/3. maddesinin 08.07.2005 tarihinde yayımlanan 5377 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki
düzenlemeyle birlikte değerlendirildiğinde hükümlü lehine olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.