YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25033
KARAR NO : 2012/28590
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık …’nün hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Yasa’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak temyiz isteminin REDDİNE,
II- Sanık … hakkında hırsızlık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
19.04.2007 tarihli tutanak ve dosya içeriğine göre mağdura ait aracın kapılarının anahtar uydurularak açıldığı anlaşılmakla, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturması karşısında, yazılı şekilde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki c bendinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-a,b,d ve e bentlerinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK 53. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm
çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ kelimelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında mala zarar verme suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin birinci fıkrasında kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın yerine uygulanabilecek seçenek ceza türlerinin neler olduğu belirtilmesine karşın, aynı maddenin d bendinde somut bir cezanın belirlenmesi yerine belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikler yapmaktan yasaklamak şeklinde daha geniş bir alanda yaptırım seçeneği belirlenmiştir. Hakim, kendisine tanınan bu geniş alanda, kişi yaşamı için çok gerekli olan ve korunan bir başka hakkı ihlal edemeyeceği gibi sadece kişinin kendine özgü davranış, tutum ve alışkanlıklarının rol aldığı etkinlikler konusunda sınırlamalar içeren kararlar verebilir. Bu nedenle sanığın istediği yerden alışveriş yapma hakkını sınırlayıcı şekilde büyük alışveriş merkezi niteliğindeki marketlere gitmekten yasaklanmasına ilişkin seçenek yaptırıma karar verilemeyeceğinin gözetilmeyerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.