Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/22726 E. 2013/36896 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22726
KARAR NO : 2013/36896
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, kamu görevlisine hakaret, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık …’ın yakalandığında mağdur …’a ait, ancak üzerine kendi resmini sonradan yapıştırdığı ehliyet belgesini ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanıkların önceden kasıtlı suçtan hükümlülüklerinin bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca sanıklar hakkında atılı suçlardan verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların nezarethanede bulundukları sırada taşkınlık yaparak, görevli polis memurları mağdurlara karşı hakaret içerikli sözler sarfettiklerinin anlaşılması karşısında, zincirleme şekilde hakaret suçunu işleyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 125/1-a maddesi gereği belirlenen cezadan, aynı yasanın 43/2. maddesi uyarınca takdir edilecek oranda artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; sanık …’ın yakalandığında mağdur …’a ait, ancak üzerine kendi resmini sonradan yapıştırdığı ehliyet belgesini ibraz ederek, diğer sanık …’in ise akrabası olan mağdur …’in kimlik bilgilerini şifahi olarak bildirerek başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu işledikleri, sanık …’ın görevli polis memurlarınca önceden tanınması nedeniyle, sanık …’in ise parmak izi raporu doğrultusunda gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği anlaşılmakla, bu sanıkların iftiradan kendiliğinden dönmemelerine rağmen, TCK’nın 268/1. maddesi atfı ile 267/1. maddesi uyarınca belirlenen cezadan, aynı yasanın 269/2. maddesi uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi; sanık …’ın yakalandığında mağdur …’a ait, ancak üzerine kendi resmini sonradan yapıştırdığı ehliyet belgesini ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında;
sanık …’ın iftira suçunu fiilin maddi … ve delillerini uydurmak suretiyle işlemiş olmasına karşın, 5237 sayılı TCK’nın 267/2. maddesi ile temel cezanın arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi; yine, tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanıklar …, … ve … hakkında hükmolunan cezaların, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; aleyhe temyiz olmadığından ayrı ayrı bozma nedenleri yapılmamış; sanıklar … ve … hakkında TCK’nın 267/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezasından, aynı yasanın 269/2. maddesi uyarınca 4/5 oranında indirim yapılması sonucunda, 2 ay 13 gün hapis cezası yerine, hatalı hesaplama ile 4 ay hapis cezasına karar verilmiş ise de, önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmanın hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas-2008/43 sayılı kararı gereğince bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
I) Sanıklar … ve …’a yüklenen hırsızlık ve hakaret; sanık …’a yüklenen hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma ve hakaret suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanıklar … ve … müdafileri ile sanık … ve müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanık …’e yüklenen hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma ve hakaret suçları bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/279 Esas ve 2005/393 Karar sayılı ilamına konu suçun işlendiği tarihte sanığın 18 yaşından küçük olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığa ait adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilam da bulunmadığından, hüküm fıkrasındaki “ mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ilişkin bölümün tümden karardan çıkartılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.