Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/23234 E. 2012/4167 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23234
KARAR NO : 2012/4167
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1-son, 81/2(ikişer kez), 71. maddeleri uyarınca 10 sene 20 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2001 tarihli ve 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girmesi sebebiyle dosya üzerinde yapılan uyarlama sonunda, adı geçenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143.(ikişer kez) maddeleri uyarınca (iki kez) 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 19.06.2006 tarihli ve 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı ek kararını müteakip, sanığın 14.12.2009 tarihli dilekçesi ile yaptığı eski yasadan aldığı cezanın 5237 sayılı Kanun’a göre lehine incelenmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebi üzerine, anılan ek kararın kesinleştiğinden bahisle uyarlama talebinin reddine yönelik anılan mahkemenin 29.12.2009 tarihli ve 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı ek kararına karşı sanığın itirazının reddine ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2010 tarihli ve 2010/453-390 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 02.07.2010 tarih ve 2010/8250/44465 sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.07.2010 tarih ve 2010/169910 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 19.06.2006 tarihli ek kararda başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği gösterilmediği gibi, kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği anlaşıldığından, sanık tarafından verilen 14.12.2009 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde verilen karara karşı itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü …’ın Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.06.2006 tarih 1996/53 Esas, 2001/457 sayılı Ek uyarlama kararından ilk defa 30.04.2010 tarihinde haberdar olduğu ve aynı tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, böylece 19.06.2006 tarihli uyarlama kararının kesinleşmediği, hükümlünün 14.12.2009 tarihli dilekçesinin temyiz istemi içermediği bu dilekçe ile uyarlama isteminde bulunduğu ve anılan dilekçe içeriğinden 19.06.2006 tarihli uyarlama kararından haberdar olmadığının anlaşılması karşısında;
Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2006 tarih 1996/53 Esas, 2001/457 Karar sayılı red kararı ile Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2010 tarih 2010/453 Esas, 2010/390 D.iş nolu red kararı yok hükmünde sayıldığından;
Kanun Yararına Bozma isteminin bu nedenlerle REDDİNE,
Hükümlünün süresi içindeki 30.04.2010 tarihli istemi nedeniyle Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.06.2006 tarih 1996/53, 2001/457 Karar sayılı kararının temyizen incelenmesi için dosyanın tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.