YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4620
KARAR NO : 2021/3199
KARAR TARİHİ : 29.06.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet (tüm sanıklar hakkında), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet (sanık … hakkında)
…
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere ”suçtan zarar görme” kavramının “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar …, …, …, … ve … haklarında atılı suçlardan açılan kamu davasına CMK’nin 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen …’ın katılma hakkı olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla … vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE, Hazinenin Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17/02/2015 tarihli ve 2013/5-657 Esas, 2015/9 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi aşamalarda vekili aracılığıyla sanıkların cezalandırılmalarını talep etmesi ve hükmü temyiz etmek suretiyle de davaya katılma iradesini eylemli olarak ortaya koymuş olması karşısında, kovuşturma aşamasında zimmet suçu yönünden davaya katılmasına karar verilmeyen Hazinenin 3628 sayılı Kanun’un 18 ve CMK’nin 237/2. maddelerine dayanılarak bu suç bakımından da davaya katılmasına, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında kurulan tüm beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçunun 213 sayılı Yasa’nın 359/a-2 maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 15/02/2013 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar haklarında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve yasaya uygun olduğundan katılan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 29/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yzl. İşl. Md.
…