Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/5260 E. 2021/10755 K. 17.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5260
KARAR NO : 2021/10755
KARAR TARİHİ : 17.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın temyiz incelemesine konu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1.cümlesi kapsamında yer alan “Tehdit” suçuna ilişkin ise de, sanık hakkında Dikili Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2014/142 numaralı iddianame ile TCK’nin 86/1-3-e,125/1-4. maddelerinden de cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/8. maddesinin ”Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin (B-3-b) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1)Sanık hakkında katılan …’a yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarına göre,14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama ve katılanlara yönelik tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Dosya kapsamına göre; sanık hakkında katılan …’ın kardeşi …’dan olan alacağını tahsil etmek amacıyla “kardeşin …’un bana 65 milyar borcu var, bu borcu sen ödeyeceksin, eğer ödemezsen anneni mezardan çıkartırım o parayı yine senden alırım” şeklindeki sözlerle katılan …’a karşı tehdit ve devamla bira şişesiyle kasten yaralama suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunmasına göre sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Sanık hakkında, katılan …’a karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e, 106/1-1.cümlesi, 125/1-4. maddesi ve katılan …’e karşı TCK’nin 106/1-1.cümlesi gereğince kamu davaları açıldığı, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmü de dikkate alınarak sanığın katılanlara karşı işlediği suçların uzlaştırma kapsamında bulunmadığı, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile aynı mağdura karşı işlenen suçlarla sınırlandırılması ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenerek TCK’nin 106/1-1.cümlesinde düzenlenen suçun uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, katılan …’e karşı TCK’nin 106/1-1.cümlesi gereğince tehdit suçunun uzlaştırmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
c)Katılan … hakkında Dikili Devlet Hastanesi’nin 15.04.2014 tarihli raporunda ”Burun üstünde defermasyon ve 2,5*3 cm’lik yüzeyel cilt kesisi mevcut. Alında cilt abrazyonu mevcut. Bu haliyle hayati tehlike arz etmiyor. İleri tetkik ve tedavi için Bergama Devlet Hastanesi Acil Polk. Sevk edildi. Alkolmetre olmadığı için alkol düzeyi ölçülemediğini bildirir geçici hekim raporudur.” şeklinde, Bergama Devlet Hastanesi’nin 05.05.2014 tarihli KBB uzmanınca verilen raporunda ”Oraforings nazal, otoskopik nazal rinoskopik os nasalde fraktür mevcut. Halen bu haliyle hayati tehlikesinin olmadığını ve BTM ile iyileşemeyeceğini bildirir kesin rapordur” şeklinde tespitte bulunulduğu, düzenlenen raporlarda tespit edilen mevcut kırığın hayati fonksiyonlara etki derecesinin sayısal olarak belirtilmediği ve raporların Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; mahkeme tarafından katılanın tüm tedavi belgeleri ve raporları, varsa grafileri en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek ve katılanda meydana gelen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesi hususunda denetime elverişli olacak nitelikteki raporu alınarak neticesine göre sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
d)01.07.2016 tarihli son celsede duruşmaya gelen olmadığı halde sanıktan son sözü sorularak çelişkiye neden olunması,
e)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmesi nedenleriyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.