Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/3222 E. 2021/3994 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3222
KARAR NO : 2021/3994
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından boşanma ve ferileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesince boşanma ve ferilerine hükmedilmiş ve hükme karşı davalı erkek tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, davalı erkeğin kişisel ilişki dışındaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Hüküm davalı erkek tarafından boşanma ve ferileri yönünden temyiz edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi, davalı erkek ve annesinin kadını ortak konutta istemediklerini söylediklerinden ve erkeğin annesinin müdahalelerine sessiz kaldığından bahisle, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir. Dosyanın tetkikinden; davalı erkek tarafından işbu davadan önce eşinin sadakatsiz davranışları olduğu iddiası ile boşanma davası açıldığı, önceki davanın duruşmasında kadının üç ay süre ile başkası ile görüştüğünü ancak pişman olduğunu ifade ettiği, erkeğin barıştıklarını belirterek davasından feragat etmesi üzerine davanın reddine karar verildiği ancak tarafların ilk boşanma davası öncesi yaşanan fiili ayrılık sonrasında biraraya gelmedikleri, feragat sonrası dönemde taraflara atfı kabil kusurlu davranışın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı erkek, işbu davadan önce açtığı boşanma davasından feragat etmekle, davacı kadının kusurlarını affetmiştir. Kadının feragat sonrası döneme ilişkin kusurlu bir davranışı da kanıtlanamadığından davacı kadın kusursuzdur. Ancak, davacı kadın tarafından açılan davanın kabul edilebilmesi için davalı erkeğin az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Davacı kadının tanıklarının sözlerinin bir kısmı davacıdan aktarıma dayalı olup, bir kısmı ise soyut ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Erkeğin, fiili ayrılığa neden olan olaylar karşısında, barışmak istemediğini ifade etmesinin kendisine kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Erkeğin annesinin müdahalelerine sessiz kaldığı vakıası da dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamamıştır. Bu itibarla, davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 27.05.2021 (Prş.)