Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/18349 E. 2021/5308 K. 15.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18349
KARAR NO : 2021/5308
KARAR TARİHİ : 15.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık … müdafi tarafından yapılan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddi ile;
1-Türk Ticaret Kanunu’nun 66 ve devamı maddelerine göre tacirler bir kısım defterleri tutmak zorunda olup, 5237 sayılı TCK.nın 161/1-b maddesindeki düzenlemeye göre ilgili defter ve belgelerin tevsik edileceği borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarda bulunması halinde önem arz edeceği, borçlunun mallarını kaçırmaya yönelik gerçekleştirilmiş olan hileli bir tasarruf olmaksızın ilgili ticari defter, kayıt ve belgelerin istenildiği halde verilmemesinin yada usulüne uygun tutulmamasının hileli iflas suçunu gerçekleştirmek için başlı başına yeterli olmayacağı, failin ticari defter, kayıt veya belgeleri muhasebe kayıtlarının tutulmasına ilişkin bazı ilke ve esaslara uyulmadan tutması yada gizlemesi veya yok etmesi eyleminin, hileli tasarrufların ortaya çıkmasını önlemek için yapılmış olması gerekmesi ve ticaret sicil kayıtlarına göre, sanığın,… adlı ortak ile birlikte müştereken şirkette yetkili oldukları, firmanın son tescilini 13.06.2006 tarihinde yaptırdığı ve bu tarihten sonra faaliyet gösterdiği konusunda dosyaya yansımış bir bilginin bulunmadığının da anlaşılması karşısında, iflasın açılması tarihine kadar şirketin ticari faaliyetlerini sürdürüp sürdürmediğinin tespit edilmesi, özellikle şirkete ait ticari defter ve belgelerin tutulup tutulmadığının şirketin merkezinde bulunan noterlerden şirkete ait defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılıp yapılmadığının, sanığın şirketin kuruluş ve işleyişindeki durumları ilgili ticaret sicil memurluğu ve vergi dairesinden usulünce araştırılarak şirketin en başından itibaren ticari defterlere sahip olup olmadığının tesbitinin ardından, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği şirketin diğer müşterek yetkilisi ile yönetim kurulu üyesi… …’ın da mahkemece dinlenmesinden ve şikayetçi İflas İdaresi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanmasından sonra, Ticaret, İcra ve İflas Hukuku Öğretim üyesi ile Mali Müşavirden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak TCK’nın 161, 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda sanık hakkında hükmedilen TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 15.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.