YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7186
KARAR NO : 2021/6507
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının ve 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mağdurun olay tarihinde Hasbekçi Camisinin tuvaletine girdiğini, montunu tuvalet içerisindeki kapıya astığını, akabinde tuvalete bitişik abdesthane tarafına geçerek ihtiyaç giderdikten sonra tuvaletin kapısına asılı montunu almak için gittiğinde montunun yerinde olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, montun çalındığı yerin caminin eklentisi niteliğinde veya ayrı bir bina vasfında olup olmadığının, gerektiğinde keşif de yapılarak tespit edilmesi suça konu eşyanın bina veya bina eklentisi niteliğindeki yerden alındığının tespiti halinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinin;bina niteliğinde olmadığının tespiti halinde ise TCK’nın 141/1 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Sanığın soruşturma aşamasında cep telefonunun mağdura iadesini sağladığı,mağdurun mahkeme huzurundaki beyanında;sanığın tüm zararını karşıladığını belirttiği, ancak zararın hangi aşamada giderildiğine yönelik bir açıklamanın bulunmadığı görülmekle;öncelikle mağdurdan kalan zararının hangi aşamada giderildiği sorularak, kovuşturma aşamasında giderilmişse, TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca kısmi iade nedeniyle, mağdura etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığının sorulması ve rızasının olması halinde TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulanması, rızasının olmaması halinde ise TCK’nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, kalan zararın soruşturma aşamasında karşılandığının anlaşılması halinde ise TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması,
b-Suça konu yerin TCK’nın 141/1 maddesi kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.