Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/4073 E. 2020/9485 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4073
KARAR NO : 2020/9485
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1-Mahkemece, davacı idarenin irtifak hakkı talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ile ilk mahkeme kararı ile davalılara ödenen 1.632,59TL irtifak hakkı bedelinin davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Mahkemece verilen ilk hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığı halde, bozma sonrası verilen kararda yeniden tescil hükmü kurulmaması ve ilk karar ile davacı idare lehine tesis edilen daimi irtifak hakkı tesisinin iptali gerektiğinin düşünülmemesi,
3-İlk karar davalılardan … vekili tarafından temyiz edildiğinden, ilk kararda tespit edilen taşınmazın zemin bedelinin, kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleştiğinden diğer davalılar yönünden de bozmadan önceki miktarla sınırlı olarak hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, sadece bozmadan sonra davalı … için tespit edilen bedel üzerinden hüküm kurulması,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Davacı idarenin irtifak hakkı talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,) cümlesinin yazılmasına
b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (… İli, … ilçesi … Mahallesi, … mevkii … ada … parsel sayılı taşınmazın tamamı ile … ilçesi, … Mahallesi, … mevkii … ada … parsel sayılı taşınmazın 6.694,13 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline ,) cümlesinin yazılmasına,
c)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (… İli, … İlçesi, … Mahallesi … Mevkii … ada, … parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi …’nin 24/09/2014 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokisinde D harfi ile gösterilen 278,64 m²’lik kısımda davacı idare lehine tesis edilen irtifak hakkı tesisinin iptaline) cümlesinin yazılmasına,
d) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Bozma öncesi tespit edilen (1.632,59 TL irtifak hakkı bedelinin mahsubu ile) 147.555,95 TL bedelden acele el koyma kararı ile ödenen bedelin mahsubu ile kalan 21.120,27 TL’ye davanın açıldığı tarihten itibaren 4 ay sonrası olan 14/10/2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 16/03/2015 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanması ile tüm davalılara ödenmesine, davalılara ödenen 1.632,59 TL irtifak hakkı bedelinin bankadan çekilmiş ise çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, çekilmemiş ise davacı idareye iadesine ,) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.