Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/8041 E. 2021/4194 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8041
KARAR NO : 2021/4194
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın mağdurun kimlik bilgilerini kullanması üzerine işlenen suçla ilgili mağdurun beyanından sonra sanıktan sorulması üzerine 09.03.2015 tarihli tanık sıfatıyla alınan ifadesinde gerçek kimliğini bildirdiği,sanığın kendiliğinden gerçek kimliğini açıklamadığı anlaşılmakla,mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 gün ve 2014/10-847 Esas 2016/128 sayılı kararında vurgulandığı üzere zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkumiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık hakkında 16.11.2013 günü kolluk görevlilerince hırsızlığa teşebbüs suçundan yakalandığı sırada kardeşi olan mağdur …’ın kimlik bilgilerini kolluk görevlilerine bildirdikten sonra kabaca yapılan üst aramasında 0.5 gr uyuşturucu maddenin ele geçirildiği,bu nedenle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mağdur hakkında soruşturma yürütülüp Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/713 Esas, 2016/342 Karar sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve yargılama sonunda bu suçun mağdurun kimlik bilgilerini kullanan sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması nedeniyle mağdur hakkında CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraat kararı verildiği,sanığın olay günü hırsızlığa teşebbüs suçundan yapılan soruşturma sırasında ismini mağdur … olarak beyan ettikten hemen sonra bu kez üzerinde yakalanan uyuşturucu madde nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan başlatılan soruşturmada da
mağdurun kimlik bilgilerini kulanmaya devam etmesi nedeniyle başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan kovuşturma yürütüldüğü,kovuşturma sonucunda UYAP sisteminden yapılan sorgulama ve sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde; Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/315 Esas, 2017/171 Karar sayılı dosyasında sanığın 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 07.06.2017 tarih,2017/933 Esas, 2017/920 Karar sayılı ilamıyla kesinleştiğinin belirtildiği, sanığın işbu yargılamaya konu eyleminin de 16.11.2013 tarihli olduğunun anlaşılması karşısında;gerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak gerekse hırsızlığa teşebbüs suçlarından yürütülen kovuşturmada başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması şeklinde her iki eyleminde bir bütün halinde zincirleme tek suç oluşturduğu anlaşılmakla; zincirleme suç hükümleri uygulanarak belirlenecek sonuç cezadan Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/315 Esas, 2017/171 Karar sayılı dosyasında verilen cezanın mahsup edilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.