YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8647
KARAR NO : 2021/1711
KARAR TARİHİ : 25.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapma,
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır.
Bu nedenle sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ihbar edenlerin katılma hakkı olmadığı ve bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki …’in temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Yüklenen suçtan doğrudan zarar gören ve 10/09/2015 tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunan Hazinenin katılma talebi hakkında bir karar verilmediği, Hazine vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca hükmü temyiz etme hakkı bulunduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK’nın 237/2 maddesi uyarınca Hazinenin katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verdiği anlaşılan sanıklar hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
Kabule göre de;
1-Gerekçeli karar başlığında hatalı olarak gösterilen suç tarihinin müşteki/tanık beyanlarına göre 2014 olarak gösterilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan hazine vekili ile sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 25/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.