Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5730 E. 2021/2957 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5730
KARAR NO : 2021/2957
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Babalığın Hükmen Tespiti Nafaka Ve Tazminat
MAHKEMESİ : … 1. Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 1. Aile Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli ve 2014/408 Esas, 2017/850 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, 15.08.2013 tarihinde doğan çocuk …’nin babasının davalı … olduğu ileri sürülerek babalığın hükmen tespiti ile doğum, bakım ve diğer giderlerin davalıdan tahsili, çocuğun velayetinin anneye verilmesi ile çocuk için iştirak nafakası istenmiş; Mahkemece, babalığın hükmen tespitine, maddi tazminat isteminin 10.205,51 TL üzerinden kısmen kabulüne, velayetin anneye verilmesi isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine, çocuk için aylık 300,00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince iştirak nafakasına yönelik istinaf isteminin esastan reddine, istinaf konusu yapılmayan babalık davası ile buna bağlı yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı vekilinin TMK 304. madde gereğince hükmedilen tazminata ilişkin istinaf isteminin kabulüne ve maddi tazminat isteminin 8.360,51 TL üzerinden kısmen kabulü şeklinde kararın düzeltilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, anne tarafından baba olduğu iddia edilen aleyhine açılan Türk Medeni Kanunu’nun 301.maddesi kapsamında babalığın hükmen tespiti, aynı Kanunun 304. maddesinde düzenlenen ananın mali haklarına yönelik maddi tazminat ve çocuğun velayetinin anneye verilmesi ile çocuk için nafaka istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesi de dahil istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul kararı verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesi durumunda öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, babalık, velayet ve iştirak nafakası hükümlerine yönelik herhangi bir hüküm kurulmadan İlk Derece Mahkemesinin maddi tazminata dair hüküm fıkrasının düzeltilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmaması ve yeniden tüm talepler hakkında hüküm kurulmamış olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.