Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/205 E. 2021/7523 K. 06.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/205
KARAR NO : 2021/7523
KARAR TARİHİ : 06.04.2021

Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 168/1, 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 23 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2012/569 Esas, 2013/369 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/11/2020 gün ve 2666-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/12/2020 gün ve 2020/103890 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 168/1, 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 23 gün ve 1 yıl 8 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2012/569 Esas, 2013/369 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Suç tarihinin 20/01/2012-04/02/2012 tarihleri arası olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında 20/01/2002 tarihi olarak yanlış yazılmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
1-Dosya kapsamına göre, inceleme dışı suça sürüklenen çocuk …’un, Aydın Çocuk Mahkemesindeki 12/06/2013 tarihli talimat yoluyla alınan ve inceleme dışı diğer sanık … ile birlikte müştekinin evinden çalmış oldukları laptop bilgisayarı sanık …’ya satmak üzere verdikleri şeklindeki savunmasının da sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmasını doğruladığı nazara alındığında, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15/05/2018 tarihli ve 2017/2118 Esas, 2018/7363 karar sayılı ilâmında, “Tüm dosya kapsamı ile hükümlünün savunmasına göre, eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturabileceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de…” şeklinde işaret edildiği üzere, müştekinin hırsızlanmak suretiyle evinden alınan bilgisayarı satın almaktan ibaret sanığın eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturabileceği gözetilmeden atılı suçlardan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde,
2-Kabule göre de; inceleme dışı diğer sanık …’ın temyiz talebi üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 15/05/2018 tarihli ve 2017/2118 Esas, 2018/7363 karar sayılı bozma ilâmında, “Sanığın savunmasında saat belirtmeksizin eylemin gece işlendiğini söylediği, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk …’un hazırlık aşamasında alınan ifadesinde eylem saatinin 18:00-19:00 arasında olduğunu belirttiği, dosya kapsamına göre eylemin 20.01.2012 günü saat 18:00 ile 04.02.2012 günü saat 19:15 arasında işlendiğinin anlaşıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gecenin 20.01.2012 günü saat 18:20 ve 04.02.2012 günü saat 18:37 sonrasında başladığı, bu itibarla; eylemin gündüz kabul edilen 18:00 ila 18:20-18:37 saatleri arasında da işlenme ihtimalinin bulunması karşısında, şüpheli bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle eylemin gece ya da gündüz zaman dilimlerinden hangisinde işlendiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre hırsızlık suçundan dolayı TCK’nın 143. maddesindeki artırım hükmü ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanması gerekirken, eylemin geceden kabul edilen hangi saat diliminde işlendiğine dair bilgiye nasıl ulaşıldığı karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan sanık aleyhine yazılı şekilde karar verilmesi” şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 6/1-e maddesi uyarınca gece vaktinin güneşin batmasından 1 saat sonra başladığı; bu itibarla suç tarihleri olan 20/01/2012 günü gece vaktinin 18:20’de, 04/02/2020 günü ise 18:37’de başladığı, eylemin gündüz kabul edilen 18:00 ile 18:20 ve 18:37 saatleri arasında işlenme ihtimali bulunması karşısında, şüpheli bu durumun sanık lehine değerlendirilmesi suretiyle eylemin gece ya da gündüz zaman dilimlerinden hangisinde işlendiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonucuna göre hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesindeki artırım hükmü ile konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı aynı Kanun’un 116/4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanması gerekirken, eylemin geceden kabul edilen hangi saat diliminde işlendiğine dair bilgiye nasıl ulaşıldığı açıklanmadan sanık aleyhine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen ve kanun yararına bozmaya gelen 19/09/2013 tarihli ve 2012/569 Esas- 2013/369 Karar sayılı mahkûmiyet hükümleri ile ilgili olarak verilen kararın Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesince, 15.05.2018 tarihli ve 2017/2118 Esas – 2018/7363 Karar sayılı ilamı ile temyizin süreden reddine karar verilerek, kanun yararına bozma yasa yolu için ihbarda bulunulduğu ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararıyla 13. Ceza Dairesinin kapatılarak dosyalarının Yüksek 6. Ceza Dairesine devredilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelen mahkûmiyet hükmünü inceleme görevi 6. Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.