YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5729
KARAR NO : 2021/6457
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında hakaret suçundan verilen düşme hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Sanık ile müdafinin hazır bulunduğu 14.01.2016 tarihli duruşmada şikayetçi …’ın sanık hakkında şikayetinin bulunmadığını söylemesi, sanık veya müdafinin de şikayetten vazgeçmeye bir itirazının bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.01.2018 tarih ve 2017/12-463 Esas – 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de; 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi infaz aşamasında re’sen gözetilebileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Mağdurun yaralanması hakkında … Gazi Yaşar Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 16.09.2015 tarihli ortopedi uzmanınca verilen raporunda ”Şahsın yapılan muayenesi ve şuanki bulguları neticesinde; sağ diz altı lateralde ve bacak proximal lateralde eski skar izleri mevcut. Ayak bileği, dorsu flexiyonunu yapamıyor. Grafide kırık izlenmedi. Bu durumda; 2-Yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, 3-Yaralanmanın kişi üzerinde duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığını takip ve tedavileri sonucu karar verilmesinin uygun olacağını (peroneal sinir arazı mevcut)….6-İyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olup olmadığına takip ve tedavileri sonucu karar verilmesinin uygun olacağını 7- Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olup olmadığına takip ve tedavileri sonucu karar verilmesinin uygun olacağını …. 11-Yaralanmanın vücutta kemik kırılmasına neden olmadığını ortopedi açısından bildirir kati uzman hekim raporudur.” şeklinde, Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 13.08.2015 tarihli raporunda ”Çermik Devlet Hastanesinin 05.07.2015 tarihli genel adli muayene raporunda: Ateşli silah yaralanması nedeniyle başvurduğu, bilinç açık, oryante, koopere, sağ bacak diz altında dış yan yüzde yaklaşık 1 cm’lik lezyon, sağ bacak orta kısımda dış yan yüzde yaklaşık 2*1 cm’lik lezyon mevcut olduğu, hastanın ileri tetkik ve tedavi için … EAH’ye sevk edildiği yazılıdır. Sonuç: Şahıs muayeneye gelmemiş olup gönderilen evraklar incelendiğinde şahsın … EAH’ye sevk edildiği; bundan dolayı şahıs hakkında kati rapor tanzim edilemediğini bildirir rapordur” şeklinde tespitlere yer verildiği, raporların içeriğinin Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; mağdura ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen her bir ölçüte göre ayrı ayrı yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesindeki “cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, mahkum olunan ceza süresinden daha az denetim süresi belirlenmesi,
c)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûm edilen ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmesi nedenleriyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.