Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/8759 E. 2010/10068 K. 08.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8759
KARAR NO : 2010/10068
KARAR TARİHİ : 08.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 29.08.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 201 ada 256 parsel sayılı taşınmaz … oğlu … … adına tescil edildiğini, ancak böyle bir kişinin bulunmadığını, taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek tapu kaydındaki malik isminin … kızı … olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın kanıtlanmasını talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydındaki ismin düzeltilmesi isteği ile açılmıştır.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; davacı taşınmazın kendi adına tescil edilmesi gerekirken … oğlu … … adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek kayıtta düzeltim istemiştir. Yukarıda da açıklandığı gibi kimlik bilgilerindeki yanlışlıkların düzeltilmesi tapu kaydında isim düzeltme davalarının konusu olabilir. Davacı ise tapu kütüğündeki ismin yanlış yazıldığı değil, yanlış kişi adına tespit ve tescil işleminin gerçekleştiğini iddia etmektedir. İddia bu şekli ile ancak tapuda malik olarak ismi geçen kişiye karşı yöneltilecek tapu iptali tescil davasına konu olabilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek mülkiyet nakli oluşturacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 08.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.