YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10759
KARAR NO : 2012/26103
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıyı vekil tayin ettiğini, davalı vekilin kendisine ait 1 parsel numaralı taşınmazdaki 1 numaralı daireyi dava dışı şahsa satmasına rağmen satış bedelini kendisine ödemediğini ileri sürerek 60.000 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dairenin satış bedeli olarak belirlenen 50.000 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dilekçesinin önce- … ve daha sonrada … mahallesindeki adreslerde davalıya tebliğ edilmek istendiği ve ancak tebliğ edilemeyince bu defa … mahallesindeki adreste Tebligat Kanununun 35. maddesi uygulanmak suretiyle davalıya tebliğ edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar… mahallesindeki adres, davalının vekaleten satış yaptığı sırada tapu müdürlüğüne bildirmiş olduğu adres ise de, bu adreste daha önce davalıya herhangi bir tebligatın yapılmadığı görülmektedir. Öte yandan mahkemece dava dilekçesinin tebliğ edilmemesi üzerine herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligatın yapılmak istendiği sabittir. Hemen belirtmek gerekir ki, davalının vekaleten satış yaptığı sırada tapu müdürlüğüne bildirdiği adreste davalıya daha önce herhangi bir tebligatın yapılmamış olması nedeniyle ve adrese dayalı kayıt
sistemi ile veya zabıta marifetiyle herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın Tebligat Kanunun 35. maddesi uygulanmak suretiyle tebligatın yapılmış olması sonucu davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiğini kabule olanak bulunmamaktadır. Bu husus ise davalının savunma hakkını kısıtlayıcı bir durumdur. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek, davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun bir şekilde tebliğinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.