Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/16600 E. 2021/1652 K. 16.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/16600
KARAR NO : 2021/1652
KARAR TARİHİ : 16.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Nakil Aracının iadesi

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu ve 13.05.2015 havale tarihli dilekçesinde katılma isteminde bulunduğu anlaşılan suçtan zarar gören Gümrük İdaresi hakkında katılma talebi hakkında karar verilmediği, Gümrük İdaresinin CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık … müdafine 05/02/2016 tarihli celsede 5607 Sayılı Yasa’nın 4/2 maddesinde ek savunma hakkı verildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki 2. nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; ,
Yerel Mahkemece kurulan mahkumiyet hükmüyle birlikte, 5607 sayılı Kanun’un 13. maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 54. maddesindeki şartların gerçekleşmemesi sebebiyle, nakilde kullanılan aracın iadesine de karar verildiği, iade kararının, araç hakkında açılmış müsadere davasının konusu olması bakımından, bozma kararıyla birlikte aracın iadesi hükmünün de ortadan kalkacağı, bu durumda yeniden yapılacak yargılama sonucunda tekrar iade kararı verilmesi halinde, kanun yollarının tüketilmesi de dahil, bu kararın kesinleşmesinin uzun bir süre geçtikten sonra mümkün olacağı, kanun yolu denetiminde aracın iadesi kararının hukuka uygun bulunması halinde, bu süre zarfında şahsın, aracı üzerindeki hukuki tasarruf hakkından mahrum kalacağı, aksi durumun ise AİHS ek 1 protokolün 1. maddesi ve Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkına haksız müdahale oluşturacağı, Yargıtayca bu aşamada yapılacak denetimin söz konusu sakıncaları ortadan kaldıracağı gibi, yargılamanın makul sürede bitirilmesi ilkesinin yerine getirilmesi bakımından da gerekli olduğu değerlendirilerek, temyize konu mahkeme hükmü ceza ve müsadere bakımından ayrı başlıklarda incelenmekle;
1-) 09 BH 971 plakalı nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİYLE İADE KARARININ ONANMASINA,
2-) Mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5.maddesi uyarınca, kovuşturma aşamasında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de,
1-Hükmün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34. ve 230. maddeleri uyarınca, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıklara yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun ayrı ayrı tartışılarak açık olarak gerekçeye yansıtılması ve CMK.nın 230. maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekirken, bu kurallara uyulmaksızın gerekçesiz olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suçta kullanılan 35 DA 8258 plakalı aracın müsaderesi konusunda Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunarak, müsadere talep edilmesi halinde sonucuna göre, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3-Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nun 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş ve Sanıklar … ve … müdafi, Sanıklar … ve … müdafi, Sanık …, Katılan vekili, O yer Cumhuriyet Savcısı temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.