YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1553
KARAR NO : 2013/19158
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.10.2012 tarih ve 2010/194-2012/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesi ile, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu otobüste yolcu olan müvekkili …’nin inmek istediği sırada aracın hareket etmesi sonucu yaralanıp maddi ve manevi zarara uğradığını, anılan müvekkilinin eşi olan diğer davacının olaydan büyük üzüntü duyduğunu ileri sürerek, geçici ve kalıcı iş gücü kaybı olmak üzere 40.519,89 YTL maddi, 15.000’er YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahslini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/439 Esas sayılı dava dosyasında ise asıl davaya konu edilen olay nedeniyle asıl davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile talep olunan miktarı aşan ve geçici iş göremezlik zararı olan 264,28 TL ile 14.300,94 TL sürekli iş göremezlik zararı karşılığı olmak üzere toplam 14.565,22 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ek dava olarak talep ve dava etmiştir.
Davalılardan EGO Genel Müdürlüğü vekili, dava konusu olayın davacının kusuru sonucu meydana geldiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, vekalet ücreti takdirinin yanlış yapıldığını, maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini, birleşen davanın da asıl dava zaman aşımına uğradığını, ıslahın süresinde olmadığını, ihbar olunan sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmediğini ve ödenen miktarın düşülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davanın zamanaşmına uğradığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu ve uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, dava konusu olayada davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğu, davacı …’nin %54 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu, diğer davacının eş olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen dava yönünden davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.550,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.