Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2020/5040 E. 2020/6150 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5040
KARAR NO : 2020/6150
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının reddi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenilen “Bir süre yurt dışında çalışıp Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra eşinin rızası dışında kendisine ayrı bir ev tuttuğu ve burada yaşamaya başladığı, bunun dışında eşinden habersiz 3 ay gibi uzun bir süre eve gelmediği” vakıalarından sonra tarafların uzun bir süre daha evliliklerine devam ettiği, kadın tarafından erkeğin bu eyleminin affedilmiş en azından hoşgörü ile karşılanmış sayılması gerektiği, affedilen veya hoşgörü ile karşılanan olayların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre yine de erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Bölge adliye mahkemesince kararın gerekçesinde, davacı-karşı davalı kadın lehine 50.000 TL manevi tazminata karar verildiği belirtilmiş ise de; kararın hüküm fıkrasında 100.000 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalı kadına verilmesine yazılmak suretiyle manevi tazminat yönünden gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişki yaratılmıştır. Manevi tazminat yönünden hüküm ile gerekçe arasında yaratılan bu çelişki bozma sebebi olup hükmün bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, bozma sebebine göre tarafların manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 08.12.2020 (Salı)