YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/399
KARAR NO : 2020/7289
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen şirketin yetkilisi olduğunu ancak şirketin asıl sahiplerinin … ve … olduğunu, kendisinin sadece imza attığını beyan ettiği anlaşılmakla maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından:
1- 2009 takvim yılında sanığın yetkili olduğu döneme ait fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilip, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını … veya …’a ait olduğunu söylemesi halinde; bu kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi, çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi, faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2- Faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söyledikleri takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanığa veya bu kişilere ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3- Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da bu şahıslara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediği ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açıldığının tespiti halinde, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
d) Mükellefçe faturaları kullanılan …Ltd. Şti. yetkilileri hakkında 2009 yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açıldığının tespiti halinde, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı halde karar gerekçesinde sahte fatura kullandığı belirtilip, kısa kararda da suç adı da belirtilmeksizin çelişki yaratacak şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
4- Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 15.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.