YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2953
KARAR NO : 2021/3020
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; … mahallesi 1663 ada 13 parselde kayıtlı taşınmazın yapımında vekil edeninin maddi, manevi katkısı nazara alınarak taşınmazın 2. katının tamamının 1. katın ise 1/5 inde emeğinin bulunduğunun ve vekil edeni tarafından yapıldığının tespitine, geriye kalan 4/5 nin ise yasal miras payları oranında mirasçılar arasında paylaştırılmasına, dava dışı mirasçılar …,
nun hisselerine tekabül eden paylarını da vekil edenine devrettikleri nazara alınarak paylaştırma ve tespitin bu duruma göre yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazın yapımında kendilerinin de maddi ve bedensel katkıları olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının bulunmaması sebebiyle davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/2240 Esas, 2016/3834 Karar sayılı ilamı ile; tespit davasının açılmasından sonra Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 18.12.2013 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve açılan davada eldeki tespit davasının bekletici mesele yapıldığı gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuş davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat tespiti isteğine dayalıdır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek davanın kabulüne karar verildiğine ve takdirde bir
isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin dava konusu 1663 ada 13 parsel üzerindeki zemin kata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda; dava konusu 1663 ada 13 parsel sayılı taşınmaz mahallinde 27.12.2018 tarihinde yapılan keşif esnasında dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında,
Davacı tanığı …’in müşterek beyanında; dava konusu taşınmazın zemin katını davacı ve davalıların ortaklaşa muris babaları ile birlikte inşa ettiklerini, davalı tanığı …’ün ise davaya konu zemin katın muris ve eşi tarafından inşa edildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların dinlenen tanık beyanlarına, keşif neticesinde alman bilirkişi raporuna göre; davaya konu zemin katın tarafların murisi sağlığında mirasçıların da katkısı ile yapıldığı, zemin katın tamamının davacı tarafından giderleri karşılanmak suretiyle kendi nam ve hesabına meydana getirildiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı anlaşıldığından zemin kata yönelik muhdesatın tespiti davasının reddine karar verilmesi gerekirken Yargıtay’ın ve dairemizin kökleşmiş uygulamalarına aykırı olarak hüküm fıkrasında belirtilen payları oranında meydana getirildiğinin tespiti doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.