YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2106
KARAR NO : 2013/19736
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.03.2012 gün ve 2011/285-2012/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 07/08/2009 tarihinde imzalanan francise sözleşmesi ile müvekkili tarafından geliştirilen bir büfe sistemi olan Atom Sistemi’nin davalı tarafından kullanılması yönünde davalıya işletme lisansı hakkı tanındığını, davacının 01.02.2010 tarihine kadar faaliyetini sürdürdüğünü, bu sürede davalının francise sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle uyarıldığını ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından 20/10/2010 tarihli ihtarla davalının son kez uyarılarak sözleşmenin 22. maddesi gereğince cezai şart talep edileceğinin bildirildiğini, davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin 22/b maddesi ile kararlaştırılan 50.000 Euro cezai şart bedelinin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmede imzası bulunan … ‘in, imza tarihinde, müvekkili şirketi temsile yetkili olmadığını, müvekkilinin, davacının bayiliğini, yine davacının bayisi olan dava dışı İsa Saygın tarafından devralındığını, işlerin kötü gitmesi sebebiyle davacıya uyarıda bulunduklarını, davacı şirket yetkililerin ricası ile işletmeyi 31.01.2010 tarihine kadar işlettiklerini, bu tarihten sonra fiilen kapanış yaptıklarını, davacının cezai şart bedelini talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile dava dışı … arasında davalı şirketin lisans alan olarak gösterildiği, işletme lisansı sözleşmesinin 07/08/2009 tarihinde imzalandığı, sözleşmede davalı şirket kaşesinin bulunmadığı, … ‘in bu tarihte şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, 19/08/2009 tarihinde şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak … ‘in atandığı, sözleşmenin 22/b maddesi gereğince, sözleşmenin, yürürlük tarihi olan 07/08/2009 tarihinden itibaren davacının ön izni olmadan ya da mücbir sebep göstermeksizin lisans alan tarafından tek taraflı olarak bir yıl içinde feshedilmesi halinde lisans alanın 50.000 Euro cezai bedeli ödemeyi kabul ettiği, sözleşmenin 07/08/2009 tarihli olduğu ve 14/09/2009 tarihinde franchise bedeli olarak 2.950 TL’nin kabul edildiği, 30/09/2009 tarihinde de servis katkı bedeli ve franchise bedelinin alındığı, böylece en geç 14/09/2009 tarihinde sözleşmenin yürürlüğe girdiği, sözleşmenin 20. maddesinde sözleşmenin feshi için önemli ihlal hallerinin sayıldığı, ancak bu haller sonucunda herhangi bir cezai şartın öngörülmediği, sözleşmenin 22/b maddesinde de lisans alanın tek taraflı olarak 1 yıl içinde sözleşmeyi feshetmesinin cezai şart hükmüne bağlandığı, ancak, sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçtikten sonra, 20/10/2010 tarihli ihtarı ile iş yerinin kapatıldığından bahisle sözleşmeye devam hususunda karşılıklı görüşmek için davalının çağrıldığı, böylece 20/10/2010 tarihi itibariyle sözleşmenin halen yürürlükte olduğunun davacı tarafından kabul edildiği, bu durumda da sözleşmenin 22. maddesindeki 1 yıllık süre içerisinde sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğinin kabul edilemeyeceği ve davacının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 22/b maddesi gereğince davacının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmesine rağmen, davalı şirket adına sözleşmeyi imzalayan dava dışı … ‘in, sözleşme tarihinde davalı şirketi temsile yetkili olmadığına ilişkin gerekçesi usul hükümlerine aykırı ise de bu hususun karar gerekçesinde belirtilmesinin sonuca etkili olmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.